Sigorta Acente Dernek Başkanları Kürsüde 3

Sigorta acentelerinin mevcut durumlarını ve gelecekteki konumlarını STK Başkanlarının görüş ve önerileri çerçevesinde mercek altına aldık.

Sigorta Acente Dernek Başkanları Kürsüde 3

Yayınlanma Tarihi : 3 Mayıs 2022

Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) sahip olduğu kanuni yetkileri ile acenteleri koruyup, acentelerin gelişmesini, gelirlerinin artmasını ve sigorta acentelerinin geleceğe umutla bakmasını sağlar mı?

Sorusunu sorduğumuz zaman ayırıp bu konu hakkındaki fikir ve düşüncelerini bizler ile paylaşan başkan ve başkan yardımcılarına teşekkür ederiz. Fikir ve düşüncelerini siz değerli okuyucularımız ile paylaşmayan STK Başkanları ile bir sonraki bölümde görüşmek üzere…

Saik devlet tarafından mesleki sorunları gidermek için oluşturulmuş yetki ve salahiyetleri belirlenmiş ve tanınmış bir Cumhuriyet kurumudur. Saik’in kanunla tanımlı 12 yetkisi-görevi var.

“Mesleğin icrası esnasında haksız rekabeti önler ve önündeki engelleri kaldırmaya çalışır. Acentelerin gelişmesini sağlamak, mesleğini daha kolay yapması için çalışmalar yapar. Bir de acentelerin kazancına yetkisi olmadan el uzatan meslek dışı yapılara engel olur.” “

“Ben kamu otoritesi ve kamu kurumlarıyla çok daha yakın çalışan, kendini iyi anlatan, mesaisinin tamamını acentelerin “her açıdan” kazanmasına odaklamış bir Saik’in başarılı olacağını düşünüyorum.”

Çok yakında Cumhuriyetimizin 100 üncü yılını, imparatorluğumuzun 724 üncü yılını kutlayacağız. Daha ötesinde de gitmeyelim. Var ama gitmeyelim. Biz bu topraklarda bin yıldır varız. Gelmişiz öğrenmişiz, öğretmişiz. Devlet geleneğine en bağlı milletlerdeniz.”

“Saik’in tüm kurumlarla uyumlu çalışması gerekiyor. Hangi kurum hangi taşı oynatsa ilk etkilenen acentedir. Bu sebeple tüm kurumlarla iletişimi kuvvetli bir Saik çok mesafe kat edecektir. Kurumlarımızın birlikte çalışma kabiliyetleri arttıkça sektörün toplam kalitesi de artacaktır.”

Ayhan Çalık’ın görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


“Aslında sektörde yaşanan sorunun temelinde yatan sigorta sektöründe yer alan tüm aracıların aynı çatı altında olmamasından, olanlarında birlik beraberlik içerisinde hareket etmemesinden kaynaklanmaktadır. Yapılması gereken aslında çok basit bir gecede yönetmelik yayınlayanlar bir kanun maddesi ile tüm sigorta aracılarını Türkiye’nin en büyük ve en güçlü sivil toplum kuruluşu olan TOBB çatısı altında toplasalar, 5684 sayılı Sigortacılık kanunu uyarınca kurulan Sigorta Acenteleri İcra Komitesi ismini de Sigorta Aracıları İcra Komitesi olarak değiştirseler sorunların büyük bir bölümü kendiliğinden çözülmüş olacaktır.

5684 Sayılı Sigortacılık kanununa istinaden kurulan seçilmiş yedi üyesinin mesleğinde geçmişi olan, bilgili ,donanımlı ve saygın kişilerden oluşan Sigorta Acenteleri İcra Komitesinin kurulduğundan beri mesleğimizi ilgilendiren bir çok konuya çözüm getirdiği, Acentelerin çalışma şekil ve şartlarını belirlediğini, meslektaşlarımızın gelişimi ve bilgilenmesi için eğitimler düzenlediğini , meslektaşlarımızın gelirlerinin artması için girişimlerde bulunduğunu ve sorunların çözümü için çaba sarf ettiklerini takip ediyoruz.”

“Acentelerin gelecekleri açısından dijitalleşmeye büyük önem vermeleri gerekmektedir. Acentelerin dijitalleşmeleri için SAİK’in ön ayak olması bilgilendirme, eğitim, konferans ve paneller düzenlemesi çok yararlı olacaktır.”

“Belki SAİK ‘in yetkileri kısıtlı olabilir ama biz acenteler mesleğimize ve kurumlarımıza sahip çıkar birlik beraberlik içerisinde destek olursak üstesinden gelinmeyecek sorun yoktur.”

Azmi Karakoyunlu’nun görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


“SAİK, elindeki güç ve saygınlığı ile sektörümüzü acenteler adına temsil ediyor. Sigorta acentelerinin seçimiyle demokratik olarak görevlendiriliyorlar. Bu günümüz şartlarında çok kıymetli bir statü. Seçilmiş olmak size güvenen insanların her zaman arkanızda olmasının gücüyle hareket etmenizi sağlıyor. Bu nedenle çok kıymetli bir oluşumdur SAİK benim için.”

“SAİK gibi bir sektör organının, acenteleri yasalar, sistemler ve yenilikler konusunda interaktif olarak sürekli bilgilendirmesi, eğitimler düzenlemesi, sistemsel değişiklikler konusunda teknik desteklerin verilmesi acenteleri oldukça rahatlatır.

Acenteler SAİK’in gücünü net olarak arkalarında hissederlerse, bir araya gelip gerçek güçlerini gösterme konusunda da çok istekli olacaklardır.”

Berrin Dinç’in görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


SAİK sahip olduğu kanuni yetkileri ve yaptırım gücü ile acentelerin geleceğe umutla bakmasını kesinlikle sağlamalı.

Sektöre zarar veren ve haksız rekabet sağlayan acentelere ceza verilmeli. Acenteler yönetmeliğinde belirtilen kıstaslar çerçevesinde poliçe tanzim etmeye yetkisi olmayan kişilere en ağır idari para cezalarının uygulanması gerektiğini düşünüyoruz.

Acentelerin kazanmış oldukları komisyon karşılığında ağır finansal yükleri vardır. Acentelerin finansal yükü, operasyonel yükü oldukça ağırdır.

Yetkisiz kişilerin sigortalılara poliçe kesebilmesinin önü açılmaması gerekmektedir. Teknoloji firmaları, GSM şirketleri, Zincir marketler, Seyahat Acenteleri bu faaliyetlerden bazılarıdır. Sigortacılık işlemlerinin güvene ve doğru bilgiye dayalı olarak doğru bir şekilde hizmetinin Acenteler kanalı ile yapılmasını ve SAİK’in bunu en iyi şekilde denetlemesi şarttır.

Cemal Başeren’in görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


“Bugün sektörde konuştuğumuz ve tartıştığımız haksız rekabet, yetkisiz ekran paylaşımı, merdiven altı acentelikler, şube şartlarını yerine getirmeyen şubeci yapılar gibi konuların çözümü SAİK’in elindedir. Ama maalesef bu problemler çözüm yerine her geçen gün kartopu gibi büyüyerek önümüze gelmektedir. Her geçen gün bir önceki günü aratmaktadır. Mevcut SAİK yönetimi acenteler için hayati önem taşıyan ve acentelerin ileriye daha güvenle ve umutla bakmasını sağlayacak düzenleyici adımları atmamış ve gerekli yönetmelikleri çıkarmamıştır.”

“..yeterli denetim elemanı tahsis edilememiş; şikayetler askıda kalmış, denetimlere geç gidilmiş bu süre zarfında şikâyet olunan bir şekilde haberdar olarak gerekli önlemleri almıştır.”

“O yüzden sıkıntıların minimuma indirilmesi için sigorta aracılarının bağımsız birlik olması şarttır. Bununla ilgili adımların atılması gerekmektedir.”

Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK); şu ana kadarki çalışması ve mevcut yapısı ile acentelerin hak ve menfaatlerini koruyup, acentelerin gelirlerinin artmasını ve ileriye güvenle bakmasını sağlayacak durumda değildir. Göreve geldiği zamandan beri acentelerin şu problemlerini çözdük diyebilecek bir durum bulunmamaktadır. Tam tersine problem üzerine problem, sıkıntı üzerine sıkıntı gelmektedir.

Cengiz Kollugil’in görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


5684 sayılı Sigortacılık kanununa göre SAİK’ in yetkileri bellidir. Sektörün kanunu 5684 ise kontrol mekanizması da tektir. SAİK Sektörün tek yetkili denetim mekanizması olmalıdır.

En son Saik Başkanı ile yaptığımız toplantıda Sn. Korkut eğitim için çok ciddi planlamalar yapıldığını bunların bizlere katacağı değerleri detaylı bir şekilde anlattı. Ben eğitimin bir yıllık acente içinde, otuz yıllık acente içinde şart olduğuna inanan biriyim.

Keşke acente gelirlerini istediği gibi arttırma yetkisi SAİK de olsaydı.

Çatı örgütümüz SAİK aslında bu konuda bizlere güven telkin etmekte. Özellikle son dönemde yapılan denetlemeler, usulsüz yapılanmalarla ilgili alınan karalar ve cezalandırmalar arkamda güçlü bir yapı olduğu hissiyatı ile geleceğe dair umudumu korumamı sağlıyor.

Hande Önal’ın görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


SAİK’ in görev tanımlarının sadece sigorta acentelerini kapsaması nedeni ile Broker ve diğer dağıtım kanalları ile alakalı sorunlar ve bu sorunlara müdahale kapsamında ne yazık ki etkisiz kalmaktadır. Bu neden ile acentelerin korunması hususunda 5684 sayılı kanunda değişiklik yapılması ve SAİK’ in açılımının “Sigorta Aracıları İcra Komitesi” olarak değiştirilmesi önem arz etmektedir.

“Ancak ne yazık ki kendi işleri içindeki bürokrasi ile uğraşan ve mesleki yaşam mücadelesi veren sigorta acentelerinin gerektiği kadar bu tür mesleki gelişim eğitimlerine katılımına fazla olanak sağlamamaktadır. Acentelerin mesleki anlamda gelişmeleri şu an ki konjonktürde ne yazık ki pek mümkün görünmemektedir.”

“…doğrudan bu soru ile alakalı bir tanım olmasa da aslında kanun ile kurulmuş olan bu kurul’ un yetkileri gerçek anlamda arttırılır ise bu konuda da beklenen artışlar gerçekleşebilir. Şu an SAİK’ in durumu ne yazık ki bir icra makamından çok bir danışma kurulu gibi kullanılmaktadır.”

Arada olan güzel şeyler de olmuyor değil;

Her şey aslında bu konuda SAİK’in ve benzeri kurumların ülkemizde ne kadar tanındığı ve dikkate alındığı ile alakalı. Mesleklerin yan kuruluşları ile kamu otoritesinin aynı çizgide olacağı gün bu sorunuz ile alakalı gönül rahatlığı ile “EVET” cevabını verebilirim. Ancak ne yazık ki şu an ki durumda bu konuda sıkıntılar olduğunu söyleyebilirim.

İbrahim Baycan’ın görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


SAİK in resmi olarak görev maddelerine bakarsak, Acentelerin gelişmesi, hukuken korunması, haklarının takip edilmesi ve bu mesleğe ait her türlü kontrol ve tavsiye yeteneğinin bu komitede olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Ben şahsen bu kurumun gayet iyi çalıştığını ve temsil kabiliyetinin yüksek olduğunu düşünüyorum.

“..olan bu Kurum için, meslek grubuna ait olan her bir Acentenin mesleğine sahip çıkması ve mesleğini zamana uyarlamak için gerekli değişimi gösterebilmesi, teknolojiye hızlı adapte olması ve değişen koşullara uyum gösterebilmesi önemlidir.”

Ortada bir sorun varsa muhakkak ona ait çözüm alternatifleri de vardır, en hızlı olarak bu alternatifler üzerinden gidilerek makro sonuçta efektif getirisi olan çözümler üzerinde mutabık kalınıp yola devam edilmesi şarttır.

Levent Bey ve ekibinin Mesleğine sahip çıkan ve bu uğurda emek ve zaman harcayan yapısını oldukça başarılı buluyorum ve yolları açık olsun diyorum.

Sema Tüfekçiler’in görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


Acentelerin umutları arttı içlerinden çıkan acenteler onları temsil edecekti ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı sigorta acenteliği artık bir meslek olmuş mecliste kabul edilmiş, temsil yetkisi verilmişti.

Yetkisiz bilgisiz kişiler sigorta acenteliği yapamayacak her köşe başında sigorta acentesi tabelası olmayacak bakkallar manavlar galericiler sigortacılık yapamayacaktı. Artık işin ehli insanlar sadece mesleğini itibarlı şekilde yapacaklar, müşteriler karşısında bilgili profesyonel kişileri göreceklerdi.

Öyle bir şey mümkün müydü? Asla çünkü artık Saik vardı buna izin vermezdi gerekli denetimleri yapardı, asla izin vermezdi yıllardır neler çekmişti acenteler bu sorunlardan.

Saik var artık dediler. Hem de seçimle içlerinden acenteleri oraya yollayacaklardı harika bir durumdu.

Yıllar, yılları kovaladı ve Saik kurulmadan önce acenteler ve sektör hangi sorunlar ile boğuşuyorsa bugün de yine aynı sorunlar katlanarak çoğalmış acente sayısı niteliksiz bir şekilde artmış, sigorta şirketleri istediklerini istedikleri gibi yapmayı bırakın acenteler üzerinde hazine ve diğer kurumlara da kabul ettirir hale gelmiş.

Sevgili Saik başkanına her platformda bu düşüncemi iletmekteyim sağ olsun oda bana samimiyet ile kendisinin şubesinin olmadığını bana söylemektedir.

O zaman acentelere geçmiş olsun demekten başka bir şey söylemeyiz.

Olsun varsın biz doğru bildiğimiz yoldan şaşmadan inandığımız doğrularımız ve düşüncelerimizin arkasından gitmeye her zaman devam edeceğiz.

Serkan Kılık’ın görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız…


SAİK bizim için doğru bir yapılanma değildir. Orada kim görev alsa hiçbir şey değişmez. Değişse yaklaşık 20 yıldır hep aynı şeyi konuşmayız. 

Peki SAİK bağımsız mı? HAYIR. İta AMİRİ var mı? VAR. Biz haksız acente rekabeti derken TOBB’un sınır kapılarında rekabete kapalı Sigorta Acenteliğine ne diyelim. Bu durum haklarımıza menfaatlerimize uygun mu? Bu konuda SAİK ne düşünmektedir.

Acentelik sözleşmeleri Esaret sözleşmesi böyle devam etmemeli. Yabancı sermayeli şirketlerin Avrupa’da acenteleri bu sözleşme ile mi çalışır? Hayır hani kim düzeltecek SAİK mi?

Yarın Brokerler BİRLİK olacak karar aldılar. Neden BİRLİK OLMAK İSTİYORLAR (YARI KAMU HAKKINI İSTEDİKLERİ İÇİN) ve olduklarında da biz karşılarında bu SAİK yapılanması ile mi duracağız? Emin olun böyle olsun ÇOK İSTERLER …Hadi su taşıyalım değirmene kimin değirmenine? Mezarımızı kendimiz kazalım Mezar taşımızı onlar mı diksin?

Şu gün 15 sene öncesi Genel Üretimde Pazar Payımız %70’lerden şimdi %48’e düştü. Bunun hesabı kime sorulmalı? Tek tek acentelere mi? Yoksa İl Derneklerine mi? Yoksa BİZ diyen SAİK mi? Cevap net değil mi?

Ayhan Kılavuz’un görüşlerinin devamı için lütfen tıklayınız….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.