Acenteler Gözüyle Sigortacılık – Özgür Obalı

“Acenteler Gözüyle Sigortacılık” toplantısında konuşma yapan Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı’nın açıklamaları haberin devamında…

Acenteler Gözüyle Sigortacılık – Özgür Obalı

Yayınlanma Tarihi : 5 Haziran 2023

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı, sigorta sektörünün sorunların şirketlerin ve acentelerinin bakış açısının çok da farklı olmadığını ifade ederek sözlerine başladı. Sigorta sektörünün tüm zorluklara rağmen istikrarlı bir büyüme sergilediğini ifade eden Obalı, ortalama büyüme oranın %30, bireysel emeklilik ve otomatik katılım perspektifinden bakıldığı zaman ise fon büyüklüğünün %37 oranında büyüdüğü bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu belirtti. (2022 sonu verileri) 2023 verilerini de paylaşan TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, fon büyüklüğünün devlet katkısı dahil aşağı yukarı 470 milyarları geçtiğini burada tabii ki enflasyonun primler üzerindeki etkisinin de olduğu fakat sigorta bilincinin özellikle deprem sonrasında ciddi anlamda gün yüzüne çıktığını ekledi. Bazı musibetlerin sigortalılık tarafında da ciddi ivmelenme neden olduğunu gördüklerini ekledi.  Sigorta sektörü istihdam oranlarına değinen Obalı,

“Sektörün genel anlamda ciddi bir istihdam potansiyeli ortaya koyduğu hepimiz biliyoruz. Aşağı yukarı şirketlerdeki toplam çalışan sayısı kabaca yirmi üç bin kişiye ulaştı. Hali hazırda giderek de istihdama katkı devam ediyor. Hakikaten şirketlerin en önemli sorunu nitelikli insan kaynağını buraya çekmek. Hala çok ciddi anlamda talep var iş gücüne karşı. Sizlerle beraber acentelerimiz de dahil olmak üzere sağlık sektöründeki paydaşlarımızdan tutun da tamirhanelere kadar baktığımız zaman iki yüz bini aşkın bir aileyiz hep beraber.” Dedi. Genel olarak fon büyüklüğü ve büyüme oranlarının konuşulduğunu ama esas kamuoyunun odaklandırılması gereken kısmın tazminat ödemeleri olduğuna dikkat çeken Obalı, 2022 yılı itibari ile neredeyse toplanan primlerin %50’sinden fazlasını tazminat olarak vatandaşlara geri ödediklerini belirtti.

“Sektörümüz aktif toplamı geçen yıl itibariyle 700 milyarın üzerinde bir rakamla kapattı ve büyüme devam ediyor, ilk çeyrekte de 877 milyar civarında bir aktif büyüklüğe ulaştı. Sektör prim üretimini geçen sene 235 milyarları kapattık. Bunun yaklaşık 205 milyarı hayat dışından geldi. 30 milyarı da hayat emeklilik sektöründen geldi. 2023’ün birinci çeyreğinde 104 milyar civarında bir prim elde ettik. Bu yıl sonu 450 500 milyar civarında bir prim üretimiyle kapatacağımızı ön görmüştük.

Otomatik katılım bireysel emeklilik tarafında da projeler yolda. Özellikle emeklilik döneminde refah düzeyinin korunması açısından son derece önemli bir araç ve ciddi bir biriktirme enstrümanı olarak da Türkiye’de artık kabul görmüş bir ürün oldu.

Arıcılara ödenen komisyon da bu sene gerçekten ciddi bir artış sergilemiş. 28,7 milyar aracılara komisyon dağıtmış sektör. Sizlerin kazanmanız hepimiz açısından, sektör açısından son derece önemli. Çünkü sonuçta Avrupa’daki gelişmeye aristokrasinin burada çok önemli rol oynadığını görüyorsunuz.

Karnı doyan, geçim problemi yaşamayan insanlar yaratıcı olurlar ve yeni şeyler üretebilirler. Dolayısıyla bu çok önemli ve değerli. Hem finansal sürdürülebilirlik açısından hem de bu anlamda bir kenara koymak lazım. “

Ülke ekonomisine sigorta sektörünün yaklaşık yedi yüz milyar TL fon sağladığını ve ağırlıklı olarak tüketimin ön planda olduğu son yüz yılda sigorta sektörü olarak ülkenin tasarruf kısmındaki en önemli araçlarından biri olduğunu ekledi.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sonrası, kritik konularda ilk sırada gelen yangın branşı ödenen tazminatlar ve ikinci sırada kasko branşı ödenen tazminatların olduğunu hayat tarafındaki verilerin ise ölüm verilerinin yavaş gelmesinden kaynaklı yavaş ilerlediğini belirtti. Deprem sonrası ödemeler kısmının DASK’ın öncülüğünde çok önemli bir pozitif sınav verildiğini,

“Ama geriye dönük baktığımızda en çok görünen eksik sigorta, yanlış bilgilendirme, ezbere satışlar, yanlış satışlar, bilinçli olarak ucuz poliçe bugün olsun, günü kurtar vizyonunun maalesef domine etmesi. En önemli problemlerden bir tanesi DASK tarafında da gördüğümüz dokunmadığımız ev kalmamış ama yenileme tarafında bazı noktalarda gerçekten kurguyu doğru yapamamaktan değil ama veriyi doğru alamamaktan.

Yenilemeler tarafında bankasürans acenteler hepimiz bu işin içindeyiz. Yenilemeleri ıskalamış olmamız lazım. Poliçe satılmış, hazır orada bekliyor. Bankasürans tarafı gerçekten satış penetrasyonu artmasını son derece çok önemli bir rol oynuyor. Bunu yadsımamak lazım. Ama hep afetlerde şunu gördük ki satış sonrası hizmetlerde acente, kral yani acente olmadan müşterinin hakikaten doğru hizmet alması. Çünkü bankacı bu kadar sizin kadar eylemi yok oluyor. Bunu lütfen bir kenara park etmek lazım. Rolümüz bu anlamda acente teşkilatı var. Çok çok önemli ve değerli.”

Tüm dünyada sigortalama eksikliği olduğunu belirten Özgür Obalı, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sigortalama eksikliğinin bir kayıp olarak değil gidilecek yolun daha uzun olduğunun düşülmesi gerektiğini vurguladı.  Küresel sigorta boşluklarının en önemli bölümünün emeklilik, daha sonrasında ise sırasıyla siber, sağlık ve doğal afetler koruma açığında bulunduğunu söyledi.

Obalı, sigorta acentelerinin prim üretimlerindeki oranlarına bakıldığında, acentelerin hayat ve hayat dışı branşında %55, sadece hayat dışı branşında ise %64’lere yaklaşan prim üretimlerinde ağırlığını koruyan bir dağıtım kanalı olduğunu vurguladı. İzmir’in sigortacılık haritasını çıkaran Obalı,

“İzmir’in özeline baktığımız zaman sigortalılık oranlarında ortalamanın oldukça üzerinde bir DASK oranı var.

Ben açıkçası şirket yönetiminde iken de en verimli illerinden bir tanesiydi İzmir. Hakikaten sigortalı bilinci çok oldukça yüksek. Türkiye ortalaması çerçevesinde baktığımız zaman bu anlamda da şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Gerçekten bolca göç alan ciddi anlamda bir beyaz yakalı göçü olduğunu gözlemliyoruz. Dolayısıyla bunun da sigortayı doğru anlatabilmek açısından iyi bir zemin oluşturduğunu düşünüyorum. Zaten pozitif ayrışıyor daha da ayrıştıracak diye düşünüyoruz. En yüksek prim üretimi ilginç olan Ankara değil ama İstanbul’dan sonra İzmir. Bu da gerçekten sizin ne kadar bu anlamda katkı sağladığınızı, İzmir’de acenteye sigorta perspektifini ne kadar iyi oturduğunu bir başka göstergesi. Bu anlamda katkılarınız için ben hassaten hem sektör adına hem de tüm finans sektörü adına sizlere teşekkür ederim.“ sözlerini kullandı.

Dijitalleşme ve yeni sektör trendlerine değinen Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı

“Sizlerin aslında dijitalleşmesi ile ortaya konulacak iş modelleri şirketler açısından da sizlerle olan münasebetlerini son derece pozitif birtakım sonuçlar doğuruyor, doğurmaya da devam edecek. Özellikle altyapısal geliştirmeler sayesinde acentelerin portföy analizlerini çok daha iyi yapabildikleri platformları sizleri sunduklarını görüyoruz şirketlerimizin. Bunların azınlıkta olduğunun farkındayız ama çoğalacaklarını biliyoruz. Çünkü rekabet bunu gerektiriyor. Dolayısıyla eğer sizin katma değerli olduğunuzu görürse zaten şirket otomatik olarak rekabet perspektifini sizi elinde tutmak için kendisi de bu tarafı doğru kaydırıyor.

Veri analitiği. Sektör olarak farkında değiliz. Bunu çok iyi kullanmamız lazım. Yani yeterince farkında mıyız? Dolayısıyla bu veri analitiği uygulamaların sizlere yavaş yavaş açlıklarını doğru kitleye, doğru ürünle ve doğru fiyatlama ile ulaşmanızı sağlayacak bir takım alt yapıları sunmaya çalıştıklarını gözlemliyoruz.

Müşteri odaklılık en kritik konulardan bir tanesi. Müşterinin derdini doğru anlamak ve doğru ürünü ona sunabilmek, sigortaya ihtiyacını tam anlayabilmek, doğru teminatı sunabilmek çok çok değerli. Biz inanın hiçbir şirket acentenin daha az kazanması, daha çok şey yapmasını istemez. Daha çok çalışarak, daha az kazanmasını. Çünkü sizin buradaki rahatlığınız demin de bahsetmeye çalıştım, sizin üretkenliğinizi, sizin konuya bakış açınızı ve sahiplenmeyi arttıracaktır. Dolayısıyla şirketlerle aynı noktadayız. Sizler, şirketler aynı perspektiften ve aynı yönden bakıyorsunuz. Dolayısıyla bunu güçlü, verimli acente, güçlü bir şirket doğurur ve mutlu bir acente de mutlu bir müşteriyi kitlesi oluşturur. Dolayısıyla bu çerçevede şirketin sizi her noktada desteklemeye devam edeceklerini ben buradan ifade etmek isterim. “ açıklamalarını yaptı.

Türkiye Sigorta Birliği ve TOBB SAİK ortak eğitim programına katılımın çok önemli olduğu vurgusunu yapan Obalı hem satış becerileri hem ikna becerileri, sigorta tekniğine kadar birçok konuda ciddi modüller içeren bu eğitime tüm acentelerin katılması gerektiğini vurgulayarak sözlerini noktaladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir