Sigorta Sektöründe 2025 Yılı Nasıl Geçti? – Sibel Akkurt

“Geride bıraktığımız 2025 yılını sigorta sektör paydaşı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör 2025 yılında hangi konularda yara alırken hangi konularda güçlendi? 2026 yılına dair beklentileriniz nelerdir?” sorusunu sorduğumuz Sibel Akkurt Sigorta’dan Sibel Akkurt yanıtladı.

Sigorta Sektöründe 2025 Yılı Nasıl Geçti? – Sibel Akkurt

Yayınlanma Tarihi : 5 Ocak 2026

Soru: Geride bıraktığımız 2025 yılını sigorta sektör paydaşı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör 2025 yılında hangi konularda yara alırken hangi konularda güçlendi? 2026 yılına dair beklentileriniz nelerdir?

2025 yılı, sigorta sektörü açısından hem zorlayıcı hem de dönüştürücü bir yıl oldu. Yüksek enflasyon, kur dalgalanmaları ve artan hasar maliyetleri özellikle fiyatlama, kârlılık ve reasürans tarafında sektörü ciddi anlamda zorladı. Özellikle motor branşlarında prim–hasar dengesi birçok şirket ve acente için baskı unsuru olmaya devam etti. Aynı zamanda artan operasyonel maliyetler ve müşteri tarafında yükselen fiyat hassasiyeti, sahada çalışan acentelerin yükünü artırdı.

Bununla birlikte sektörün güçlendiği alanlar da net şekilde ortaya çıktı. Dijitalleşme, uzaktan satış ve hasar yönetimi süreçlerinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik teknolojik yatırımlar, acente–şirket iş birliğini daha şeffaf ve hızlı hale getirdi. Ayrıca risk farkındalığının artmasıyla birlikte konut, sağlık ve tamamlayıcı sigortalar gibi branşlarda sigortaya olan ilginin arttığını gözlemledik. Bu da sigortanın sadece bir zorunluluk değil, bir güvence ihtiyacı olarak daha fazla benimsendiğini gösteriyor.

2025 yılı, acentesi olduğum Mardin ve çevresi açısından sigorta bilincinin arttığı ancak ekonomik koşulların sahada daha belirgin hissedildiği bir yıl oldu. Bölgenin ticaret, tarım ve sınır ekonomisi dinamikleri, sigorta talebini doğrudan etkilerken; artan maliyetler hem sigortalılar hem de acenteler açısından karar süreçlerini zorlaştırdı.

Mardin’de özellikle konut, işyeri ve zorunlu sigortalar ön planda kalmaya devam etti. Deprem gerçeği ve artan yangın riskleri, konut ve işyeri sigortalarına olan ilgiyi artırsa da, fiyat hassasiyeti nedeniyle teminat daraltma veya poliçe erteleme gibi eğilimler gözlemlendi. Motor branşları ise artan araç fiyatları ve hasar maliyetleri nedeniyle 2025 yılında en fazla baskı altında kalan alanlardan biri oldu.

Bölgenin önemli geçim kaynaklarından olan tarım ve hayvancılık, TARSİM tarafında farkındalığın artmasına katkı sağladı. Ancak iklim değişikliğine bağlı kuraklık, don ve dolu gibi riskler, hem hasar frekansını yükseltti hem de sigortanın sürdürülebilirliği konusunda yeni düzenlemelere olan ihtiyacı gündeme getirdi. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde ise sigorta hâlâ çoğunlukla zorunlu branşlarla sınırlı kalırken, paket ürünlere geçiş yavaş ilerledi.

2026 yılına dair beklentim, daha dengeli bir fiyatlama yapısının oluşması, sürdürülebilir kârlılığın ön plana çıkması ve acentelerin sistem içindeki danışmanlık rolünün daha da güçlenmesi yönünde. Regülasyon tarafında sadeleşme, dijitalleşmenin sahaya uyarlanması ve müşteri odaklı ürünlerin artması sektör için belirleyici olacaktır.

Sigorta sektörünün 2026’da nicelikten çok nitelik, güven ve sürdürülebilirlik ekseninde büyüyeceğine inanıyorum.

Sibel Akkurt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir