Sigorta Sektöründe 2025 Yılı Nasıl Geçti? – Halil Ağca

“Geride bıraktığımız 2025 yılını sigorta sektör paydaşı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör 2025 yılında hangi konularda yara alırken hangi konularda güçlendi? 2026 yılına dair beklentileriniz nelerdir?” sorusunu sorduğumuz Halil Ağca yanıtladı.

Sigorta Sektöründe 2025 Yılı Nasıl Geçti? – Halil Ağca

Yayınlanma Tarihi : 6 Ocak 2026

Soru: Geride bıraktığımız 2025 yılını sigorta sektör paydaşı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör 2025 yılında hangi konularda yara alırken hangi konularda güçlendi? 2026 yılına dair beklentileriniz nelerdir?

Türkiye de sigorta sektörü her yıl olduğu gibi bu yılda hem poliçe hem adet hem prim bakımından büyümeye devam etti. Bu büyüme sektör açısından güzel bir gelişmedir. Sektör bu durumdan olumlu etkilenirken, prim bedelleri konusunda hata yapan şirketler sanırım bu durumdan olumsuz etkilenecekler.

1,2 trilyon ₺ den fazla üretimin yapıldığı 2025 yılında belli branşlar hariç olarak çıkarmış oldukları ürünler için fiyatlandırmalar konusunda agresif davranan paydaşlarımızın olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır, tıpkı 2025 yılında SEDDK’nın engeline takılan şirketler gibi.

Sektör, 2025 yılını her ne kadar olumlu büyüme ile tamamlamış olsa da aslında bir çok olumsuz gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. SEDDK müdahalesiyle karşı karşıya kalan bazı paydaşların yönetimsel hataları neticesinde olumsuz etkilenmeleri, yanlış uygulama veya fiyatlandırmalar şirketler kadar acenteler ve sigortalılara da zarar vermiştir. Bu durum hem sektörde hem de kamuda infiale sebep olmuş binlerce acente yara almıştır.

2025 yılında sektör her ne kadar büyüme ivmesinden bir şey kaybetmemiş olsa da sigorta sektörünün lokomotifi durumundaki branşlarda; Sigorta şirketleri arasındaki fiyat farkları sigortalılar tarafından olumsuz karşılanmış ve bu durum sigortalıda belirsizlik yaratmıştır.

Trafik sigortasında aynı araç için otuza yakın sigorta şirketinin vermiş olduğu fiyatlamada prim tutarı en ucuz ile en pahalı arasında %100 ü aşmaktadır. Bu durum karşısında sigortalıda bir güvensizlik ve beraberinde daha ucuzu arama – bulma beklentisi oluşturmuştur. Hal böyleyken her ne kadar acente bu iş yükünün altında ezilmiş olsa da sigortalı kapı kapı fiyat aramış ve aynı kapıyı aynı hafta içinde ikinci hatta üçüncü defa çalmıştır.

Acente

Her ne kadar her geçen gün Acentenin aleyhine gelişmekte olsa da 2025 yılındaki büyüme endeksinde Acente sektördeki  öncü yerini korumayı başarmıştır. Acente sigorta sektörünün mihenk taşıdır, acente ŞİRKETLERİN YARIŞ ATI değildir.

Özellikle 2025 yılında birçok şirket tarafından bitmek bilmeyen hedeflerle yarış atı gibi koşturulan acenteler elinden gelenin en iyisini yaparak sektördeki büyümeye damga vurmuştur. Ancak, hedeflerini tamamlayamayan acentelerin bazıları bu durumdan zarar görmüş olmasına rağmen unutulmamalı ki bu büyümede onlarında payı inkar edilemeyecek kadar barizdir. Peki bu durum kabul edilebilir mi? sorusunun cevabını okuyucu versin.

Acentelere branş bazında üretim hedefi dayatması yapan sigorta şirketlerinin aynı dayatmaları sektörde faaliyet gösteren diğer dağıtım kanallarına da uygulamaları gerekmez mi?

Dijitalleşen sigorta sektöründe dağıtım kanalları arasındaki dengeyi korumak sigorta şirketlerinin asli görevi olmalıdır. Acente ile dijital kanalları ya da sigorta toptancılığı yapan kanalları aynı kefeye koymak adaletten uzak bir uygulamadır.

Evet; belki dijital kanallardan trafik, kasko, sağlık vs. gibi ana branşlarda üretim alabilirsiniz, belki plazalardan sıfır araç kaskosu ve trafik sigortası alabilirsiniz belki sigorta toptancılığı yapan acente arkadaşlardan yoğun bir trafik kasko hatta gerektiğinde ferdi kaza ya da karlılığı arttıracak arz talep dengesi harici poliçe üretimlerini alabilirsiniz ama unutulmamalıdır ki, bu sektör; bir kereye mahsus alınan bir ferdi yada ona benze poliçeyle istikrar yakalayamaz. Bu sektör acente kanalıyla üretilmiş ihtiyaca yönelik doğru poliçelerle büyür. Bu sektör acenteden almış olduğunuz; işyeri yangın sigortası, konut sigortası, all risk sigortası, kefalet sigortası, özel sağlık sigortası, grup ferdi kaza sigortası gibi satışını sadece acentelerin yapmış olduğu poliçelerle büyür.

Hedef adı altında acenteye dayatılan üretimleri bir çok acente sırf hedef yakalamak açısından kendi finanse etmekte ya da başkalarına hediye etmekte ya da kendine ve çevresine defa kez üretmektedir. Bu durum suni bir üretimden ibarettir. Aldığı komisyondan feragat etme pahasına hedef uğruna üretilip çöpe atılan poliçelerden ibarettir.

Sigortanın temel kavramının aksine arz-talep dengesi şaşmış ihtiyaç harici poliçeler türemiştir ve bu poliçelerin pazarlanması için maalesef acenteler günah keçisi olarak kullanılır olmuştur.

2026 dan beklentiler

2025 yılının ikinci çeyreğine kadar Trafik sigortası kesmek istemeyen şirketlerin bir çoğu ne hikmetse trafikte hem muslukları açıp hem de taksit yapar duruma gelmiştir. Trafik sigortasında prim belirlerken parça fiyatları üzerinden maliyet hesabı, enflasyon hesabı yapan mantık, kasko için bu durumu görmezden gelmiştir.. Sektörde nadir görülen bir durumu yaşamış; kasko tutarlarının rafik sigortasının çok çok altında primlerle satılır olduğu görülmüştür.

Son söz; 2025 de aktüer hesaplarını yanlış yapan şirketleri ve biz acentelerini çok zorlu günler beklemekte. Acentelerde hasar prim dengeleri alt üst olması beklenirken şirketler bu HPO larla acentelere daha fazla hedefler yükleyecek ya da birçok acentede üretim kısıtlamaya gitmesi, belki de YARIŞ ATLARI çatlayacak ama sektör ŞİRKET-ACENTE ekseninde sürekli bir kısır döngü içerisinde karşı karşıya gelirken birazı suni bile olsa büyüme devam edecek

Halil Ağca Sigorta

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir