Soru: Geride bıraktığımız 2025 yılını sigorta sektör paydaşı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör 2025 yılında hangi konularda yara alırken hangi konularda güçlendi? 2026 yılına dair beklentileriniz nelerdir?
Sigorta Sektöründe 2025’in Ardından: Yapısal Kırılganlıklar, Dağıtım Kanallarında Denge Sorunu ve 2026 Beklentileri
Geride bıraktığımız 2025 yılı, sigorta sektörü açısından yalnızca finansal göstergelerin değil; yapısal dayanıklılığın, denetim mekanizmalarının ve dağıtım kanallarındaki dengenin de ciddi biçimde test edildiği bir yıl olmuştur. Sigorta acenteleri olarak bu dönemi; sektörün kırılgan yönlerinin daha görünür hâle geldiği, aynı zamanda dönüşüm ihtiyacının net biçimde ortaya çıktığı bir süreç olarak değerlendiriyoruz.
Sermaye Yetersizliği ve Üretimi Durdurulan Şirketlerin Yarattığı Etkiler
2025 yılında sektörün en çok yara aldığı alanların başında, sermaye yetersizliği nedeniyle SEDDK tarafından üretimi durdurulan sigorta şirketleri gelmiştir. Bu durum yalnızca ilgili şirketleri değil; bu şirketlerle çalışan acenteleri ve sigortalıları da doğrudan etkilemiştir.
Üretimi durdurulan şirketlerin acenteleri; uzun yıllar emek verdikleri portföylerini korumakta zorlanmış, müşteri nezdinde güven kaybı yaşamış ve hem maddi hem de manevi ciddi zararlarla karşı karşıya kalmıştır. Sigortalılar açısından ise yaşanan belirsizlikler, sektörün güven temelli yapısına zarar veren önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu süreç, finansal açıdan güçlü ve sürdürülebilir şirket yapılarının sektör için vazgeçilmez olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur.
Zorunlu Branşlara Sıkışan Acentelik Yapısı
2025 yılı, yaşadıkları coğrafyadan dolayı yalnızca zorunlu branşlarda üretim yapabilen acenteler açısından faaliyet alanının giderek daraldığı bir yıl olmuştur. Özellikle trafik sigortasına odaklanan acenteler için mevcut piyasa koşulları, sürdürülebilirlik açısından ciddi riskler barındırmaktadır.
Bugün gelinen noktada sigorta şirketleri;
- Trafik sigortasını kendi internet siteleri üzerinden doğrudan sigortalıya sunabilmekte,
- Dijital altyapılarını bu doğrultuda geliştirmekte,
- Zorunlu branşlarda acenteyi devre dışı bırakabilen bir dağıtım modeliyle ilerleyebilmektedir.
Bu gelişmeler dijitalleşmenin doğal bir sonucu olmakla birlikte, acentelik sisteminin de yeni koşullara uyum sağlamasını zorunlu kılmaktadır.
Gerçekçi bir değerlendirmeyle ifade etmek gerekir ki; her branşta üretim yapabilen, danışmanlık ve risk yönetimi hizmetleri sunabilen acenteler yoluna devam ederken, üretimi ağırlıklı olarak zorunlu branşlara sıkışmış acenteler için zamanla ekran kısıtlamaları, yetki daralmaları, poliçe kesememe sorunları ve maalesef kapanışlar kaçınılmaz hâle gelebilecektir. Bu tespit bir tehdit değil, sektörün mevcut yöneliminin doğal bir sonucudur.
TRAMER Uygulamaları ve Acentenin Görünmez Kılınması Sorunu
2025 yılında acenteler açısından sorun yaratan bir diğer önemli konu, TRAMER ekranlarında yapılan değişiklikler sonucu acente isimlerinin gizlenmesi olmuştur. Bu uygulama, birçok durumda poliçeye erişimi zorlaştırmaktadır.
Acente bilgilerinin görünmemesi; sigortalının doğru muhataba ulaşmasını güçleştirirken, yaşanan aksaklıkların sorumluluğunun doğrudan acenteye yöneltilmesine yol açmaktadır. Acente, sürecin dışında bırakılmasına rağmen sigortalı karşısında açıklama yapmak zorunda kalan taraf hâline gelmektedir.
Acente isimlerinin gizlenmesine gerekçe olarak gösterilen sorun her ne ise; bu sorunun kaynağına inilerek çözüm üretilmesi yerine, tüm acenteleri kapsayan kısıtlayıcı bir uygulamaya gidilmesi sahada ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır. Bu durum, sorunu ortadan kaldırmak yerine yeni sorunlar doğurmaktadır.
Brokerler ve Yetki Aşımı Kaynaklı Ekran Kullanımı Sorunu
2025 yılı içerisinde sektörde giderek daha görünür hâle gelen bir diğer başlık ise bazı brokerler aracılığıyla gerçekleşen yetki aşımı kaynaklı ekran kullanımı uygulamaları olmuştur.
Mevzuatın brokerlere tanıdığı yetki çerçevesinin ötesine geçen bu uygulamalar; sigorta şirketlerine ait üretim ekranlarının, yetkisi ve sorumluluğu net olmayan kişi ve yapılara kullandırılması şeklinde sahaya yansımaktadır. Bu durum, acenteler açısından haksız rekabet yaratmakta ve dağıtım kanallarının görev, yetki ve sorumluluk sınırlarını belirsizleştirmektedir.
Yetki dışı ekran kullanımı;
- Acentelik sisteminin yapısal dengesini bozmakta,
- Sorumluluğun kimde olduğuna dair belirsizlik yaratmakta,
- Olası hasar ve uyuşmazlıklarda sigortalıyı korumasız bırakabilecek riskler doğurmaktadır.
- Bu tablo, sektörün temelini oluşturan güven ve şeffaflık ilkesini zedelemektedir.
Dağıtım Kanalları Arasında Farklı ve Eşitsiz Uygulamalar
Sigorta şirketlerinin, acenteler ile diğer dağıtım kanalları arasında farklı ve doğru olmayan uygulamalara yönelmesi; sahada eşit rekabet ilkesini zedeleyen bir diğer önemli sorun alanıdır. Aynı ürün ve hizmet için farklı kanallara farklı kurallar uygulanması, acentelik sisteminin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemektedir.
Dağıtım kanallarının her birinin kendi mevzuat sınırları içinde, adil ve dengeli şekilde faaliyet göstermesi; sağlıklı bir sigorta piyasasının vazgeçilmez unsurudur.
Güçlenen Alanlar ve Olumlu Gelişmeler
Tüm bu zorluklara rağmen 2025 yılı, sektörün bazı alanlarda güçlendiği bir dönem de olmuştur. Sigortalıların ürünler konusunda daha bilinçli hâle gelmesi, bireysel ve tamamlayıcı branşlara olan ilginin artması ve acentelerin danışmanlık rolünün daha fazla önem kazanması, sektör adına olumlu gelişmeler arasında yer almaktadır.
2026 Yılına Dair Beklentiler ve Düzenleyici Otoriteye Güven
2026 yılına girerken beklentimiz;
- Finansal açıdan güçlü şirket yapılarının desteklendiği,
- Dağıtım kanallarında yetki ve sorumlulukların net biçimde belirlendiği,
- Acente, broker ve şirket rollerinin mevzuata uygun şekilde uygulandığı,
- Acentelerin çok branşlı üretime teşvik edildiği,
- Güvenin, şeffaflığın ve sürdürülebilirliğin ön planda olduğu bir sektör yapısının güçlenmesidir.
Bu süreçte, SEDDK’nın sektörün sağlıklı işleyişini koruma yönündeki denetim ve düzenleme rolüne duyduğumuz güven tamdır. Sahada yaşanan bu uygulamaların, düzenleyici çerçeve içerisinde değerlendirilerek adil ve dengeli çözümlerle ele alınacağına inanıyoruz.
Sigorta acenteleri olarak sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte; daha sağlıklı, daha adil ve uzun vadede herkes için kazanım sağlayan bir sigorta ekosistemi oluşturulmasına katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Canan Özçamur
Eskişehir Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı