Sigorta Sektöründe 2025 Yılı Nasıl Geçti? – Sema Tüfekçiler
“Geride bıraktığımız 2025 yılını sigorta sektör paydaşı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör 2025 yılında hangi konularda yara alırken hangi konularda güçlendi? 2026 yılına dair beklentileriniz nelerdir?” sorusunu sorduğumuz Kadın Sigortacılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sema Tüfekçiler yanıtladı.
Soru: Geride bıraktığımız 2025 yılını sigorta sektör paydaşı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektör 2025 yılında hangi konularda yara alırken hangi konularda güçlendi? 2026 yılına dair beklentileriniz nelerdir?
Türk sigorta sektörü, her daim hem ödediği hasar tutarları hem de yarattığı fon büyüklüğü ile ülke ekonomisinin sessiz ama kritik aktörlerinden biridir. Aktif büyüklükteki ve prim üretimindeki artış, sektörün finansal sistem içindeki ağırlığını artırırken; sigortacılığın halen potansiyelinin altında seyretmesi, önümüzdeki döneme dair önemli sorumlulukları da beraberinde getiriyor.
2025 yılı, sigorta sektörü açısından zorlu ama öğretici bir yıl oldu. Enflasyonun üzerinde gerçekleşen büyümeye rağmen sigortalanma oranlarının yeterince artmaması, fiyat artışlarıyla gelen büyümenin artık sınırlarına dayandığını açıkça gösterdi. Daha fazla kişiyi, daha doğru ürünlerle ve daha erişilebilir koşullarla sigorta kapsamına almak en önemli gündemimiz.
Benim 2026’dan en temel beklentim, sektörün fiyat artışlarıyla değil, müşteri sayısını artırarak büyümeyi başarmasıdır. Türkiye’de sigortalanma oranlarının halen gelişmiş ülkelere kıyasla oldukça düşük olması, bu alanda ciddi bir potansiyelin varlığına işaret ediyor. Özellikle KOBİ’ler, bireysel konut sigortaları ve tamamlayıcı sağlık sigortaları gibi alanlarda yaygınlaşma sağlanması, sürdürülebilir büyümenin anahtarı olacaktır.
Diğer yandan trafik sigortası başta olmak üzere bazı branşlarda kronikleşen teknik zarar sorununun 2026’da daha cesur düzenlemelerle ele alınmasını bekliyorum. Asgari ücret artışlarının geçmiş dosyalara etkisi, değer kaybı tazminatları, yedek parça maliyetleri ve hukuki uygulamalardaki belirsizlikler; sektörün karlılığını bir ölçüde ama sağlığını çok büyük boyutlarda tehdit ediyor. Bu ürünlerden kimsenin yüksek kâr beklemediği açık; ancak sürdürülebilir bir denge noktasına gelinmesi artık kaçınılmaz.
2026’ya dair bir diğer güçlü beklentim ise yapay zekâ ve dijitalleşmenin sigortacılığın merkezine yerleşmesi. Hasar yönetiminden fiyatlamaya, müşteri hizmetlerinden dolandırıcılık tespitine kadar yapay zekânın sunduğu imkanlar, sadece maliyetleri düşürmekle kalmayacak; müşteri deneyimini de köklü biçimde dönüştürecek. Küresel ölçekte artan yapay zekâ yatırımları ve birleşme-devralma işlemleri, bu dönüşümün geçici bir trend değil, kalıcı bir paradigma değişimi olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak 2026’dan beklentim; daha az fiyat konuşulan, daha çok sigortalı sayısının, verimliliğin, teknolojinin ve hizmet kalitesinin tartışıldığı bir sigorta sektörü görmektir. Siber Sigortalar iklim değişikliği ve değer kaybının sektörde yaratacağı yük ile beraber getirilecek olan düzenlemedeki şeffaflık önemli gündem maddelerimiz arasında yer alacaktır.
Zor bir yıl olabilir; ancak doğru adımlar atılırsa, bu zorlukların sektör için kalıcı bir güçlenmeye dönüşmesi mümkündür.
Sema Tüfekçiler
Kadın Sigortacılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı