Oda Kurulmalı mı Kurulmamalı mı? – Mesut Kökçü

Gri ve Mellce Sigorta’ya el konulmasının ardından sigorta acentelerinin yaşadığı olumsuzluklar sonucunda tekrardan alevlenen “ODA/BİRLİK” gibi yapılanmaların kurulması acenteleri nasıl etkiler?

Oda Kurulmalı mı Kurulmamalı mı? – Mesut Kökçü

Yayınlanma Tarihi : 18 Ocak 2024

Soru: Gri ve Mellce Sigorta’ya el konulmasının ardından sigorta acentelerinin yaşadığı olumsuzluklar sonucunda tekrardan alevlenen “ODA/BİRLİK” gibi yapılanmaların kurulması acenteleri nasıl etkiler?

Herkese merhaba,

Malumunuz üzere Sigorta Acenteleri gerek kamu otoriteleri nezdinde, gerek Sigorta Şirketleri nezdinde ve gerekse de kamu nezdinde TOBB çatısı altında ki SAİK (Sigorta Acenteleri İcra Komitesi) tarafından temsil ediliyor. Haliyle sigorta acentelerini düzenleme ve denetleme faaliyetleri de bu kurum tarafından yürütülüyor. Kurum yetkilileri ise seçilerek göreve geliyor.

Peki bu kurumdaki yetkililer nasıl seçiliyor öncelikle burayı inceleyerek ilerleyelim;

Her ilden il/acente sayısına göre delegeler seçiliyor, seçilen delegasyon 40 kişilik bir sektör meclisi için tekrar sandığa gidiyor ve meclis üyeleri belirleniyor. Bitti mi? Bitmedi; bu meclis 7 kişilik bir komite ekibini belirlemek üzere tekrar bir kez daha sandığa gidiyor ve seçilen komite üyeleri başkanı belirliyor. TOBB çatısı altında hareket edeceklerinden çatı kurumda iki kişiyi atadıktan sonra 9 kişilik SAİK belirleniyor.

Resmen engelli maraton koşusu gibi değil mi?

Önceki seçim döneminde aktif görev almış ve bulunduğu ilden Delege Adayı olmuş bir sigorta acentesi olarak gözlemlerimi aktarmam gerekirse;

Yaklaşık 16000 Sigorta acentesinin faaliyet gösterdiği ülkemizde, meslektaşlarımızın yalnızca %17’si kadarı seçme hakkını kullanıyor. %6’sı ise seçilme hakkını kullanarak seçimlere ilgi gösteriyor.

Yani koca bir meslek örgütünün temsil makamını (seçilemeyen adaylarla birlikte) %20’lik bir kesim belirliyor.

Ayrıca buna rağmen seçilen temsil makamı da bir çatı örgütün altında hareket ediyor olması sebebiyle görevini icra ederken hareket kabiliyetlerini kısıtlanıyor.

Gelelim sorunuzun cevabına;

Bu soruyu yanıtlayabilmemiz için sorundan soruya oradan da çözüme giden yolları irdelemek gerekir. Peki, acentelerin sorunları ya da ihtiyaçları neler;

  • İnsan kaynağı bulmakta zorlanan ve eğitim kurumları ile diyalog kurarak katma değerli istihdam sağlamaya muhtaç bir meslek olduğumuzu varsayarsak “EĞİTİM”
  • Ekosistemde piramitin en üstünde olan sigorta şirketleri ile ilişkilerin belirlenmesi,

Son kullanıcı ile oluşabilecek ihtilafların yasal mevzuatta incelenmesi,

Kamu nezdinde çalışma alanının sınırlarının münhasır olarak çizilmesi ve korunması gibi birçok dengeyi hukuk zemininde yapılandıran ve denetleyen bir mekanizma kurulması için “HUKUK”

  • Teknolojik inovasyonların anında sektöre entegre edilmesi ve acentenin çağın geride kalmasını engellemek amacı ile “DİJİTALLEŞME”

Akla gelenlerin en başında.

Netice itibarı ile sektörün topyekûn katılım sağladığı ve ortak akıl ile kurulan birliğin ya da odanın gerekliliği su götürmez bir gerçek.

Tam bağımsız ve gerçek bir temsil makamı bu meslek kolunun çoktan hak ettiği bir kurumdur. Bunun  sağlanması için hiç ayrıştırma yapmadan tüm meslek üyelerinin destek vermesi dileği ile,

Esen kalın…

Saygılarımla

Mesut KÖKÇÜ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir