Dünya’da sigortacılık kavramına benzer uygulamalar tarihte ilk olarak yaklaşık M.Ö.3000’lerde Babil Devleti’nde rastlanmıştır. Babilli tüccarların mal bedellerini korumak için geliştirdikleri güvence sistemi sigortacılığın başlangıcı olarak kabul edilir.
Babilliler, Yunanlılar, Romalılar derken günümüz sigortacılığına benzer uygulamalar İtalya’da başlamıştır. Denizcilik sigortaları en eski branştır ve 13.-14. yüzyılda CENOVA’da uygulanmaya başlamıştır. Bu uygulamalar İtalya’dan İspanya’ya yayılmıştır.
Modern sigortacılığa 17. yüzyılda İngiltere’de rastlanmıştır. 1710 yılında Londra’da kurulan “ The Sun Insurance Office Ltd.” dünyadaki en eski sigorta şirketi kabul edilir. Amerika’da ilk şirket 1735 yılında kurulmuştur.
Ülkemizde ilk kez 1872’de Sun, Northern ve NorthBritish adlı üç İngiliz şirketi sigortacılık faaliyetine başlamıştır. 1899 yılına gelindiğinde on bir sigorta şirketi ülkemizde acentelik çalışması yapmaya başlamıştır. Faaliyet gösteren bu şirketler; Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde özellikle de İstanbul’da faaliyet gösteren şirketler merkezlerinden aldıkları talimatlara göre hareket ediyorlar, poliçelerini İngilizce ve Fransızca olarak düzenliyorlardı. Hasar sırasında ortaya çıkacak ihtilaf halinde yetkili mahkeme olarak; Londra mahkemeleri veya merkezlerin bulunduğu yerin mahkemelerini gösteriyorlar, diledikleri zaman poliçeyi fesih ediyorlar ve mukavelelerini teminattan mahrum bırakıyorlardı. Kapitülasyonların etkisi ile bu dönemde pek çok sigorta şirketi kolay yoldan para kazanmış ve Sigorta Ahlakı bozulmuştur.
1893 yılında Osmanlı Umum Sigorta Şirketi kurulmuştur. 1924 yılından itibaren tüm poliçeler Türkçe olup, Türkiye İş Bankası’nın iştiraki olan Anadolu Sigorta’nın kuruluşu 1925’dir.
Sağlık Sigortaları işe 1980’li yılları sonlarında o zamanki adı Halk Sigorta olan Sigorta Şirketimizle başlamış. Daha sonra bu portföy Halk Yaşam Sigorta’ya devredilmiştir. İşte bu yıllarda Şirketler öncelikle yurtdışındaki sağlık poliçelerini inceleyerek ülkemizde başlangıçta Kurumsal Grup Sağlık Sigortalarını ve daha sonrada Bireysel Sağlık Sigortalarını üretmeye ve satmaya başlamışlardır.
Türk Sağlık Sigorta sektörü ve sağlık sigortasının temelini oluşturan genel şartları özellikle Amerikan sağlık sigorta genel şartlarından esinlenilmesiyle oluşturulmuştur.
Türk Sağlık Sigortacılığının yapısı incelendiğinde; yapının çekirdek kısmında sigorta-reasürans şirketleri ve aracı kuruluşların (acenteler) bulunduğu görülmektedir. Sağlık Sigortası şirketleri ve acenteleri sistemin esas yapı taşlarıdır. Ayrıca şirketlerin içinde organize olan Sağlık Sigortası danışmanları, müşteri temsilcileri de kişisel ve bankalar(Bankasürans) aracılığıyla sağlık sigortaları üretip satmaktadır.
2001 krizinde 22 Sigorta Şirketi sağlık sigortası branşında hizmet verirken,2023’te Tamamlayıcı Sağlık Sigortası satış yetkisinin Elementer ve Emeklilik şirketlerinede satış yetkisinin verilmesiyle 36 şirket bu branşta hizmet vermektedir.
Kriz dönemlerinde azalıp artmakla birlikte ülkemizde ortalama her yıl 2.800.000 kişi özel sağlık sigortası ve 4.000.000 kişi Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yaptırmakta ve yenilemektedir. 2022 yılı itibariyle ülkemizde yapılan sağlık sigortasının ödediği toplam tazminat oranı genel sağlık harcamaları bazında %12 iken cepten karşılanan tutar %9.6’dır. Kalan miktar ise SGK tarafından karşılanmaktadır.
Sigorta Şirketlerinin hasar-prim oranları %86 civarında, teknik karları ise ( genel giderler düşüldükten sonra) %4 dolayındadır. Toplam ödenen prim miktarı kriz dönemlerinde değişmekle birlikte 1.9 milyar $ civarındadır.
Son yıllarda Sağlık sigortalarında özellikle sadece yatarak tedaviyi içeren poliçeler, daha çok rağbet görmektedir.
Dünya’da ise Afrika ve Güney Amerika’da yeteri kadar Sağlık hizmeti de verilemediğinden güçlü Sağlık sigorta şirketleri bulunmamaktadır.
Avrupa Birliği ülkeleri ve Avustralya gelişmiş sigorta şirketleri sayısı, üstün tedavi teknikleri ile nüfuslarının %90’lık bölümüne sağlık sigortası hizmetlerini tamamlayıcı poliçeler yada Almanya ve Hollanda örneğinde olduğu gibi kazancı yüksek olanların sahip olduğu Standard dışı extra hizmetlere ( diş tedavileri, gözlük, bazı estetik tedavi ve ameliyatlar) sağlık sigorta poliçeleri ile sahip olabilmektedirler. %90’lık bu dev sigortalı oranına rağmen kriz dönemlerinde gerek kurumsal gerekse bireysel sağlık sigortalarında Avrupa Birliği ülkelerinde de ciddi düşüşler görülmekte ayrıca sigorta şirketleri hasar-prim oranlarını düşürmek için özellikle Hindistan başta olmak üzere birçok Asya ülkesine ve Güney Afrika Cumhuriyet’ine Sağlık Turizmi amaçlı ameliyat hastaları göndermekte böylelikle buralardaki düşük sağlık hizmeti fiyatlarını değerlendirme sistemine de girmişlerdir.
ABD’de ise yüksek fiyatlı sağlık harcamaları nedeniyle nüfusun %85’i sigortalı olup, özel sağlık sigortası olmayan 47 milyon kişi çeşitli sosyal güvenlik kurumları çatısı içinde limitli hizmetlerden faydalandırılmaya çalışılmaktadır.
Türkiye’de her geçen gün, sağlık hizmet teknolojisinin ve tüm hastane hizmetlerinin iyileştirilmesi sayesinde sağlık sektörü ciddi bir ilerleme kaydetmiş ancak sağlık sigortası yaptırma bilincinin ve refleksinin tam olarak oturtulamaması, yaşanan ekonomik krizler ve SGK’nın geçici sağlık çözümleri nedeniyle son yıllarda TSS’nin devreye girmesi ve 4.000.000 yeni sağlık sigortalı hariç sağlık sigortalı sayısını arttıramamıştır.
Bunlarla birlikte Türkiye’de sigorta acentesi eğitim ve çalışmalarının ciddi bir standarda bağlanması, asistans hizmetleri veren şirketlerle ortak olarak yapılan ve sağlık sigortası poliçelerinin hizmetlerinin zenginleştirilmesi, aile hekimliği ve önleyici hizmetler, tamamlayıcı sağlık sigortaları, reklam ve tanıtım, vergi avantajları, zengin ürün seçenekleri ile sağlık sigortalı sayısı ve hizmetleri hızla Dünya standartlarına yaklaşmaktadır.
Dünya’da bugün ABD’de 700,000 , Japonya’da 1,100,000 , İngiltere’de 107,000 , Belçika’da 25,000 sigorta acentesi bulunurken bu sayı ülkemizde yaklaşık 15,000’dir. Globalleşen Dünya klasik satış kanalı, bağımsız ve profesyonel acentelerin devlet ve sigorta şirketlerinin desteğini alarak çoğalması, tele-marketing, internet üzerinden sigorta satışı ve call-center satışlarının artması gibi maliyet düşürme teknikleri kullanılarak teknik ve mali karların artması acentelerle birlikte sigortalı sayısının artmasını da olumlu etkilemektedir.
Türkiye’de sağlık sigortaları şu anda Avrupa Birliği, OECD, ABD Prim oranlarının yaklaşık 5 katı altında olmasına rağmen, geçmişten aldığımız dersler ve yeni kuşakların daha bilinçli olmasıyla birlikte Dünya’da artan yaş ortalaması ve hasar-prim oranlarının ortalamalarının Dünya’daki sigorta şirketlerine olumsuz etkileri ile birlikte önümüzdeki yıllarda bu ülkelerle aramızdaki yüksek prim farklılıklarını kapatacaktır.
Türkiye’de tüm sigorta pastası içindeki Sağlık Sigortaları payı, 2015 e gelindiğinde %8 e kadar gerilemişti,2015’ in son çeyreğinde Tamamlayıcı Sağlık Sigortasının devreye girmesiyle ilk üç yılda %11’lik paya sahip olan sağlık sigortası portföyü, pandeminde etkisiyle 2023 ‘ün içinde bulunduğumuz günlerinde %17 ye kadar çıkmış ve artmaktadır.
Özellikle günümüzde acentelerin en önemli dikkate alması gereken konu, yaklaşık 10-15 yıl geriden takip ettiğimiz ve bir anlamda da bizlere Türk Sigorta Sektörünün geleceğini gösteren ABD’de 2022 yılında yapılan bir istatistikte Sağlık Sigortalarının %90’ının yüz yüze satılırken, elementer branştaki poliçelerin çok büyük oranda internet üzerinde satılma eğiliminde olduğudur.
Yeri gelmişken kahramanı bir sağlık sigortası acentesi olacak her macerasında zor durumdaki bir sağlık sigortalısına sağlık dağıtacak olan bir televizyon dizisi sağlık sigorta şirketlerinin sponsorluğunda hem izleyiciyi hem de primleri yukarı çekmez mi ne dersiniz?…..
Mutlu günler dileğiyle.……
ALİ CİVAN