Trafik Platformu Hakkında – Burhan Öztürk

19 Şubat 2024 tarihinde yürürlüğe girecek olan Sigorta Aracıları için Teklif Platformu ile trafik poliçesi tanzim sorunu ortadan kalkar mı? Platform ile sigorta acenteleri rahat bir nefes alır mı? Ayrıca yayınlanan genelgede dikkatinizi çeken artı ve eksi yöneler nelerdir?

Trafik Platformu Hakkında  –  Burhan Öztürk

Yayınlanma Tarihi : 5 Şubat 2024

19 Şubat 2024 tarihinde yürürlüğe girecek olan Sigorta Aracıları için Teklif Platformu ile trafik poliçesi tanzim sorunu ortadan kalkar mı? Platform ile sigorta acenteleri rahat bir nefes alır mı? Ayrıca yayınlanan genelgede dikkatinizi çeken artı ve eksi yöneler nelerdir?

Değerli meslektaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bildiğiniz gibi 31 Ocak 2024 tarihinde trafik sigortası için bu teklif platform genelgesi yayınlandı. Bu genelgeyi şöyle bir gözden geçirdim. Genelgenin kullanımıyla ilgili size kısaca bilgi vermek istedim. Öncelikle bu genelge 19 Şubat 2024 tarihinde yürürlüğe girecek. SBM bu işin altyapısını üstlenecek. Bununla alakalı bir platform oluşturacak. Oluşturduğu bu platforma Türkiye’deki tüm trafik ruhsatına sahip sigorta şirketleri mecburen zorunlu olarak üye olacak. Peki biz ne yapacağız? Bizim yapmamız gereken nedir? Öncelikle biz sigorta acenteleri olarak bu platforma üyelik sözleşmesi adı altında belli bir ücret ödeyerek üye olacağız. Bu ücret şu an için belli değil. SBM bu ücreti belirleyecek. SEDDK da onaylayacak. Akabinde de üyelik işlemimiz tamamlanacak. Öncelikle platforma üye olacağız. Platforma üye olduktan sonra yapacağımız işlem ise platforma zorunlu olarak üye olan sigorta şirketlerinin yani trafik ruhsatına sahip olan tüm sigorta şirketlerini yine platform üzerinden bu yayınlanan genelgenin ekinde belirtilen evrakları hazırlayıp bu sigorta şirketlerine SBM üzerinden üyelik için müracaatta bulunacağız. Biz evrakları tamamlayıp müracaatımızı yaptığımız zaman sigorta şirketleri üç gün içerisinde cevap vermek durumunda. Eğer üç gün içerisinde bize olumlu cevap verirlerse normalde halihazırda acentesi olmadığımız şirketlerden bahsediyorum. Üç gün içerisinde bize cevap verirse biz bu şirketlerin platform üzerinden teklif alabilmek için münhasıran platform için söylüyorum acentesi olmuş sayılacağı. Herhangi bir teminat mektubu vermemiz gerekmeyecek. Kefalet senedi vermemiz gerekmeyecek, üretim taahhüdünde bulunmamız gerekmeyecek. Bunların haricinde diyelim ki işlemlerimizi tamamladık, üye olduk, Üye olduysak sigorta şirketleriyle sözleşme imzaladı isek problem yok.

Eğer ki üç gün içerisinde sigorta şirketleri bu bizim SBM üzerinden gönderdiğimiz taleplerimize cevap vermezlerse sonraki süreçte acentelik onaylanmamış sayılıyor ve üç ay boyunca bir daha tekrar müracaatta bulunamıyor. Şahsen kendi payıma söylüyorum, bu platform devreye girdikten sonra yapacağım ilk şey SBM’ye tabii ki üyelik ücreti makul bir rakam ise ki bunu biraz sonra tekrar detaylıca konuşacağız. Makul bir rakamda ise ben platforma üye olurum. Akabinde ne kadar trafik branşında ruhsatı olan sigorta şirketi varsa hepsine müracaatını gönderirim. Şimdi bir ufak bir ayrıntıdan bahsedeyim size. Bu Biliyorsunuz genelge 31 Ocak 2024 tarihinde yayınlandı. Genelgeyi okuduğumda böyle baştan sonra sigorta şirketlerinin teklif verme zorunluluğu yoktu. Yani ben çok şaşırdım, hakikaten çok şaşırdım ve üzüldüm. Yani o zaman biz niçin bu platformla uğraşıyoruz diye aklıma gelmedi değil. Akabinde 1 Şubat 2024 tarihinde tekrar ek bir genelge yayınlandı. Kaçınma Halleri genelgesine ilave olarak yayınlandı. Platform üzerinden teklif vermemek de kaçınma hali sayılacak. Artık platforma zorunlu olarak üye olan tüm sigorta şirketleri bu platformda artık teklif vermek durumunda. Eğer bu ek yayınlanma olsaydı hakikaten ciddi derecede buradan eleştirecektim. Diyelim ki biz üye olduk, sigorta şirketleriyle de sözleşme imzaladık. Nasıl işlemler yürüyecek? Burada öncelikli olarak platforma girdiğimizde bizim zaten hali hazırda acentelik sözleşmesi yaptığımız sigorta şirketlerinden öncelikle platform üzerinden onlardan teklif alacağız, ilk 10 dakika öncelik onlara ayrılmış durumda. Bu 10 dakika içerisinde onlar teklif verdi verdi.

Verdiyse zaten verdiği teklif numarasıyla kendi ekranımızda dönüp o teklif numarasıyla poliçeyi aynı gün yapabilmemiz gerekiyor. Ola ki vermedi. Yani mevcut hali hazırda platform haricindeki şirketlerle olan acenteliklerimiz platform üzerinde bize teklif vermedi. O zaman platform üzerinden acentelik aldığımız sigorta şirketlerinden teklif vermesi beklenecek. 10 dakika içerisinde bu şirketler teklifini verdi verdi vermezse zaten sıkıntı var. Teklifini verdiyse eğer yine ilgili sigorta şirketiyle acentelik sözleşmesi imzaladığımız için altını çiziyorum platform üzerinden o sigorta şirketinin kendi acente ekranını kullanıcı adı ve şifrenizle acentelik sözleşmesi imzaladığımız için kullanıcı adı, şifre zaten hali hazırda vermiş olmaları gerekiyor. Onun ekranına gidip orada bu poliçe geliştirme işlemlerini tamamlayacağız. Öncelikle şunu söyleyeyim biz bu hale neden geldik? Sigorta şirketlerinin trafik sigortası üretmeme konusunun sorumlusu biz değiliz. Acentelerin bunda hiçbir şekilde sorumluluğu olamaz. Acentelerin sorumluluğu olmadığı bu durumda ben açıkçası bunu Denetleyici ve düzenleyici kurumdan ciddi şekilde bekliyorum. Platformu hiçbir şekilde üyelik ücreti, aidat vesaire diye acentelerden bir ücret almaması gerekiyor. Bakın bu zorunlu bir poliçe. Yani burada şunu mu demek istiyorlar bize? Biz bu kaçınma hallerini yayınladık, cezaları çıkardık, genelgeler çıkardık, yönetmelikler çıkardık. Öyle uyardık, böyle uyardık. Ama şirketlerin trafik poliçesi üretmesinin önüne geçemedik. Sonunda da bu platformu kurduk. Platformun ücretini de acenteler ödeyecek. Ya arkadaş biz niye ücret ödeyelim? Belki sembolik bir rakam da isteyecek olabilirler. Bu ayrı bir konu ama istemiş olması bile çok komik bana göre. Bu konuyu ayrı bir kenara koyuyorum.

Platforma kimler üye olacak? Sigorta aracıları, sigorta aracıları kim? Broker, acente. Seçim öncesinde ve bundan önceki dönemde zaten hali hazırda mevcut. SAİK Başkanım defalarca brokerler, bireysel işlerde olmayacak demişti. Yani burada bireysel işten bahsediyoruz, zorunlu trafik sigortasından bahsediyoruz ve brokerlerin de bu platforma aynı şekilde üye olmasından bahsediyoruz. Hoş zaten üye olmasalar da brokerler zaten bunu çatır çatır çatır satıyorlar. Bizim yapamadığımız işleri de yapıyorlar. Bizim satamadığımız trafik poliçesini, şirketlerin bize açmadığı trafik poliçesini de bizim kota vesaire ile uğraştığımız durumlarda brokerler zaten serbest bir şekilde çalışıyorlar sonuna kadar. Brokerlerin burada ne işi var? Sigorta aracıları değil yani bu konu nereye gidiyor? Artı işin en önemli kısmına geliyorum. Bakın bu yayınlanan genelgede sigorta şirketlerinin ek teminatlı olarak poliçe satmasının hiçbir sakıncası yok. Açıkça belirtilmiş. Yani bu konut poliçesi olabilir, asistans hizmeti olabilir, ferdi kaza olabilir vs Bunları ekleyip tavan fiyatında poliçe satmasını da hiçbir sakınca yok. Ya soruyorum size bizim sorunumuz bu mu? Biz zaten tavandan poliçe satamıyor muyuz? Yani bugün hangi şirkete bakarsanız bakın muhakkak tavandan yani 10 bin liralık bir sigorta fiyatını, trafik sigorta fiyatını 16 bin liraya sigorta şirketi zaten ben veriyorum diyor. Yani zaten böyle bir sorun yok ki. E platformda da farklı bir şey mi olacak şimdi? Sigorta şirketleri platforma girdiği zaman inşallah birbirleriyle mi yarışır diyeceğiz? İşte ben daha ucuzu vereceğim, ben daha ucuzu vereceğim. Hayır. Platformun yayınlanan genelgesinde teklif rakamlarıyla alakalı bir durum yok.

Hatta ek paketlerde gayet açık bir şekilde yapılabilir diye yazılmış, üzerine kurulmuş. Şimdi bu teklif platformunun bize ne faydası olacak? Bir de cebimizden ücret ödeyeceğiz. Ben bunu anlamış değilim. Eğer ki tavan ücretten satılacaksa. Yani şu anda tavan ücretten bir arz sorunu mu var ki biz bunun farkında değiliz? Hatta şöyle bir şey daha var. Bir önceki senedeki Başkanımız Mehmet Akif Bey, İstanbul Ticaret Odasında bir toplantıda açıkça şu cümleleri de kurmuştu Ben de bizzat oradaydım. Yani trafikte arz sorunu hallettik arkadaşlar demişti. Benim sigortalım 100 bin sigortalım her gün bu trafik poliçesini ulaşıyor demişti. Ayrıca şu cümleyi de kurmuştu SAİK Başkanımızın yanında benim için. Bakın bu söylediklerimin, ayrıca videoların da buraya ekleyeceğim, koyacağım.

“Zaten acente broker ayrım kalkmış. Ben artık acente broker ayrım yapmıyorum. Herkes sigorta aracısı benim gözümde.”

Benim için acente broker ayrımı kalmamış artık. Cümlesinde kurmuştu. Şimdi bu acente broker ayrımı SEDDK kurumunun başına gelen Başkanın yorumlarına göre mi hareket edeceğiz yoksa kanunlara, yönetmeliklere, genelgelere göre mi hareket edeceğiz? Önce bunun bir altını çizmek lazım. Kimin yorumuna göre hareket edeceğiz? Başkanların yorumu mu yoksa kanunlarımızın mı? Belki eleştirilerin biraz ağır olabilir ama kimse kusura bakmasın. Her bu tarz konular açıldığında bakın SAİK Başkanımız seçim öncesindeki 4 yıllık görevinden sonraki yeni 4 yıllık görevini alırken sanıyorum orduyu Ordu’da yaptığı konuşmada ki bu konuşmayı zaten her yerde örnek veriyor ve bu Diyarbakır Suruç’taki olmalı.

“İşte Suruç’ta Nihat kardeşimiz bugün seçimde şu an Urfa. Biz bütün Türkiye’ye müdahil şu an görüşüyoruz. Orada 13 tane acente arkadaş var. Suruç’ta. Orada aslında olması gereken acente sayısı 6. 7 tane fazlam var keçilerin. Abdurrahman Çelebiler Orada poliçe satmasına ihtiyaç yok arkadaşlar. Urfa’nın sur içindeki arkadaşım benim arama konferansına. Bizim TOBB’un yaptırmış olduğu 6 tane olması gereken ilde, ilçede 13 tane acente var. 7 tane acente fazlam var. Burada temsilci, burada Sigortam.net isim vererek söyledim. %5 kredi kartına indirim yaparak poliçe satıyor. Biz buna karşı oradaki arkadaşın poliçe satmasını istiyoruz. Bu arkadaş kaleşnikof alıp daha mı çıksın? Ne yapsın bu arkadaş?”

 Ne yapacak? Dağa mı çıkacak. Keleş mi alsın? Benim orada 6 tane 7 tane fazla acente var. Evet doğru haklı. Orada Sigortam.net’in satış yapmasına gerek yok. Soruyorum size bu teklif platformu Sigortam. Net’in Suruç’ta satış yapmasını mı engelleyecek? Diyarbakır Suruç’taki acenteye ne katkısı olacak bana söyleyin. Bu arada bir şey daha ilave etmek istiyorum. Biz bu sevmenin platformuna üye olduk. Sigorta şirketleri de platform üzerinden acentelik sözleşmelerimizi gönderdik. Farz edelim cevap vermediler. Diyarbakır Suruç’taki acenteye de cevap vermediler. Biz aldık 10 tane şirketten acentelik o belki bir tane şirketten aldı. Keza gene bu platforma girdikten sonra SBM üzerinden oradan da teklif alamadı. Ne olacak şimdi? Niye bu genelgede bu acentelik verilme olayı? Madem zorunlu trafik sigortasının düzenlenmesine ilişkin bir hususu netleştirmek, düzeltmek için uğraşıyoruz ya. Genelgede bunun için var ya, platform da bunun için var ya. Madem ki buradan yapılan müracaatlara neden sigorta şirketinin keyfi kedilerine bırakılıyor? Neden üç ay daha müracaat edilemiyor? Neden reddediyor? Yani bu bu kadar basit olmamalı bence. Bu platformdan önce bir kere dijital satış kanallarına zorunlu poliçeler iskonto yapmasını, hediye çeki vermesini önce ortadan kaldırmak lazım. Ben anladım. Görüyorum ki SAİK’in bu konuda hiçbir etkisi artık kalmamış. Zaten biliyorduk ama ne yapalım elimizden gelen bu. Şimdi size soruyorum. Bu platforma üye olacak mıyız? Evet, mecburen olacağız. Ama olması gereken bu muydu? Kesinlikle değildi. Eğer ki 1 Şubat, eğer ki 1 Şubat 2024 tarihinde kaçınma hallerine bu platform üzerinden teklif verilmemesi ve poliçeler getirilmemesi eklenmesi. İnanın gerçekten. Yaptığım işten de mesleğimden de utanır hale gelecektir. Çünkü böyle bir genelge ne yazılabilir, ne çizilebilir ne de uygulanabilir. Benim için şimdilik anlatacaklarım bu kadar. Ayrıca beni dinleyip vakit ayırdığın için de teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla.

 

Burhan Öztürk’ün konuşmasına ulaşmak için tıklayınız…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir