Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi Olarak Beklentilerimiz

Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi Başkanı Nevzat Yavuz, sigorta acentelerinin sektörün tali unsuru değil, sahadaki ana taşıyıcı gücü olduğunu, güvenlik gerekçesiyle alınan tedbirlerin, sistemi ayakta tutan gerçek acenteleri çalışamaz hale getirdiğini yazdı.

Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi Olarak Beklentilerimiz

Yayınlanma Tarihi : 21 Mayıs 2026

Sektörde son dönemde yaşanan “veri maskeleme” krizi, artık teknik bir güvenlik uygulaması olmaktan çıkmış; sigorta dağıtım sistemini doğrudan kilitleyen ciddi bir yapısal probleme dönüşmüştür.

Bugün birçok acente, kendi müşterisinin verisine dahi erişmekte zorlanmakta; teklif üretiminden hasar süreçlerine kadar operasyonel ciddi aksaklıklar yaşamaktadır. Bu durum yalnızca acenteleri değil, sigortalıları da doğrudan mağdur etmektedir.

Elbette kişisel verilerin korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. KVKK’ya ve veri güvenliğine karşı hiçbir itirazımız yoktur. Ancak güvenlik gerekçesiyle alınan tedbirlerin, sistemi ayakta tutan gerçek acenteleri çalışamaz hale getirmesi kabul edilemez.

Sahada yaşanan temel sorun şudur:
Kayıt dışı yapılar ve yetkisiz kullanım engellenmek istenirken, kurallara uygun çalışan binlerce acente de aynı baskının altında bırakılmıştır.

Bugün gelinen noktada;

  • Düzenleyici kurumlar mevzuat baskısını artırmış,
  • SBM teknik altyapıları sertleştirmiş,
  • Sigorta şirketleri ise ağır cezai yaptırım korkusuyla en katı veri maskeleme uygulamalarını devreye almıştır.

Ortaya çıkan tablo ise açıktır:
Yavaşlayan operasyonlar, müşterisine hızlı hizmet veremeyen acenteler, bozulan hizmet kalitesi ve zayıflayan saha organizasyonu.

Unutulmamalıdır ki;
Acenteler bu sektörün tali unsuru değil, sahadaki ana taşıyıcı gücüdür.

Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi olarak beklentimiz nettir:

  • Veri güvenliği ile acentelik faaliyetleri arasında sürdürülebilir ve makul bir denge kurulmalıdır.
  • Gerçek acenteyi zorlayan değil, kayıt dışılığı hedef alan akılcı çözümler geliştirilmelidir.
  • Yetkili acentenin kendi müşterisine kontrollü ve güvenli erişimini sağlayacak modeller oluşturulmalıdır.
  • Sahadaki operasyonel gerçeklik dikkate alınmadan geliştirilen uygulamalardan vazgeçilmelidir.
  • Sistemi yavaşlatan değil, güvenliği korurken hizmet sürekliliğini sağlayan çözümler hayata geçirilmelidir.

Çünkü acentenin zayıfladığı bir sistemde sigortacılık büyüyemez.

Yapılan Yorumlar (1)

  • HALİL AĞCA
    21 Mayıs 2026 at 13:54 Yanıtla

    Öncelikle mesleğimizi doğrudan ilgilendiren böylesine önemli bir konuda acenteler adına kamuoyuna yönelik açıklama yapılmasını ve konuya ilişkin kurumsal bir duruş sergilenmesini memnuniyet verici bulduğumu ifade etmek isterim.

    Kendi adıma değerlendirdiğimde ise; “veri maskeleme” uygulaması adı altında acentelerin adeta gözleri bağlanarak iş yapamaz hale getirilmesi, masum bir güvenlik tedbirinin çok ötesine geçmiş durumdadır. Bugün geldiğimiz noktada acenteler, kendi oluşturdukları teklifleri dahi sağlıklı şekilde kontrol edemeyen, eksik veya hatalı veri denetimi yapamayan bir konuma sürüklenmiştir.

    Öyle ki müşteriye teklif çalışması yapılırken birçok bilgi ekranlarımızda maskelenmiş şekilde görünmekte, poliçe düzenlenene kadar verilerin doğruluğunu teyit etmek dahi çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Ancak poliçe tanzim edildikten sonra bazı verilere erişilebilmesi, uygulamanın ne kadar çelişkili bir yapıya dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum hem operasyonel süreçleri zorlaştırmakta hem de doğabilecek hataların sorumluluğunu acentelerin üzerine bırakmaktadır.

    Diğer taraftan, eğer tüm bu uygulamalar KVKK gerekçesiyle yürütülüyorsa, acentelere zorunlu olarak verilen KVKK ve veri güvenliği eğitimlerinin anlamı da tartışmalı hale gelmektedir. Zira yetkilendirilmiş, ruhsatlı ve yasal sorumluluk taşıyan acentelerin erişim alanı daraltılırken; sistemin temel yükünü oluşturan veri girişleri yine acenteler tarafından yapılmaya devam etmektedir.

    Burada asıl sorulması gereken soru şudur:
    Eğer veri maskelemesi gerçekten zorunlu bir güvenlik uygulaması ise, acentelerin emek vererek şirket veri tabanlarına kazandırdığı müşteri verilerinin şirketler nezdinde de aynı hassasiyetle maskelenmesi gerekmez mi?

    Şayet amaç gerçekten yetkisiz kişilerin verilere erişimini engellemek ise, bunun çok daha etkili, sürdürülebilir ve hakkaniyetli yöntemleri bulunmaktadır. Özellikle çoklu dağıtım kanalları üzerinden yürütülen işlemler, dijital platformlar aracılığıyla yetkinlik kriteri tartışmalı kişilere ekran erişimi verilmesi gibi uygulamalar; veri güvenliği, SEGEM yeterliliği ve KVKK hükümleri açısından yeniden değerlendirilmelidir.
    Kaldı ki benim düşüncem şudur; ” veri güvenliği adı altında uygulmaaya konulan veri maskelemesiyle binlerce acentenin gözlerinin bağlanıp topal ördek durumuna getirilmesinin ASIL NEDENİ dağıtım kanalları arasındaki eşitsizliğin, yetkisiz kişilere ekran tahsis edilmesinin gizlenmesidir.

    Bugün ihtiyaç duyulan şey; yalnızca veriyi sınırlayan değil, aynı zamanda mesleki yetkinliği, hukuki sorumluluğu ve veri güvenliğini birlikte koruyan dengeli bir sistemin oluşturulmasıdır. Aksi halde acenteler, üretimin tüm sorumluluğunu taşıyan ancak kendi işlemlerini dahi sağlıklı şekilde denetleyemeyen bir yapıya mahkûm edilmeye devam edecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir