Zafer Yıldırım; “5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, gerçek muhataplarıyla birlikte yeniden düzenlenmelidir”
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Sigortacılık Meslek Komitesi Üyesi Zafer Yıldırım, mart ayı meclis toplantısında sigorta acentelerinin uzun zamandır yaşadığı sorunlara değindi.
Son beş yıla bakıldığında ülkemizde en çok kazanan sektörler hep aynı. Ancak bu sektörlerin gelir kalemlerine baktığımızda, genellikle faiz gelirleri gibi, sıkışan ekonominin gidişatıyla doğrudan ilintili unsurlar öne çıkmaktadır. Son beş yıl göz önüne alındığında, her birimizin en çok ödediği kalem belki de faiz olmuştur.
Ülkemizde en çok kazanan sektörlerin birkaçına bakacak olursak:
- Bankalar, kooperatifler, kredi veren kurumlar;
- Reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve fon yönetim şirketleri;
- Borsa, menkul kıymet brokerleri, takas faaliyetleri, portföy yönetimi işletmeleri, döviz büroları ve sigorta acenteleri.
Bu perspektiften ve yalnızca kayıtlar üzerinden bakıldığında ilgililer ve yetkililer hatalı görünmeyebilir; ancak gerçek elbette bundan ibaret değildir. Gerçeği yalnızca Excel tablolarında aramak ise en büyük hatalardan biridir.
Bu nedenle adalet, eşitlik ve mesleğimizin sürdürülebilirliği adına; SATSO Başkanımızdan, TOBB Başkanımızdan, Maliye Bakanımızdan ve Cumhurbaşkanımızdan destek bekliyoruz.
Biz ne istiyoruz?
64, 65 ve 66 NACE kodu kapsamındaki üyeler ve muhatapları yeniden düzenlenmelidir.
On binde üçlük gelire sahip sigorta acenteleri doğru konumlandırılmalı, destek ve hibe gibi ekonomik enstrümanlarla nefes alabilmelidir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, gerçek muhataplarıyla birlikte yeniden düzenlenmelidir.
TOBB bünyesinde yegâne meslek masasına sahip meslek grubu olmamıza rağmen bu çözümler üretilemiyorsa, sigorta acenteleri kendi meslek odasıyla temsil edilmelidir.
Ekonomik verilerin her geçen gün bizleri zorladığı bir süreçten geçiyoruz. Gerek maddi gerekse mental açıdan toplum olarak yıpranıyoruz. Neredeyse her gün, maddi sorunlar nedeniyle bireylerde ve ailelerde huzursuzlukların, hatta intiharlarla sonuçlanan buhranların yaşandığını duymaktayız.
SGK’dan, vergi dairelerinden ve belediyelerden gelen e-hacizler ve hesap blokeleriyle sıkıştırılan yine bizleriz. Bankalara gelince; 2025’in en çok kazanan sektörü olmalarına rağmen, kamu ya da özel ayrımı gözetmeksizin sürekli daha fazlasını alma eğilimindedirler. İşletmelere baktığımızda ise yeni açılan firma sayısında artış varmış gibi görünse de, ana firmaların sicil sorunları nedeniyle aynı ortaklarla yeni firmalar kurulduğu konuşulmaktadır.
KGF ve “nefes kredisi” gibi finansal destek enstrümanları çoğu zaman beklentileri karşılamamakta ve sonuçta kimseyi memnun etmemektedir. Artık ne kredibilite kalmış ne de işlerin düzeleceğine dair umut. Bu nedenle mali verileri doğru okuyan ve üst kuruluşumuz olan TOBB’un danışmanlarının yönlendirmelerinin itibar gördüğü bir ortamın sağlanması gerekmektedir.
2007 yılında kabul edilen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu; sektörün etkin çalışması, sigortalıların haklarının korunması ve acentelerin faaliyet usullerinin düzenlenmesi amacıyla yürürlüğe girmiştir. Ancak mevcut haliyle, bankaların, kooperatiflerin ve brokerlerin agresif satış yapmasına da imkân tanımaktadır. Bu kanunun ivedilikle yeniden düzenlenmesi ve kredi veren kurumların sahip oldukları gücü poliçe satışında kullanmalarının önüne geçilmesi gerekmektedir.
Zafer Yıldırım