Topluma yön veren, derin etkisi olan ilk beş konu seçelim desek, biri mutlaka din olurdu. İnanç ekseninde, çoğu zaman yenilikçi yaklaşım ile günümüze uyarlanamayan tabu alandır. Hatta reformist yaklaşımlar bile ciddi eleştiri alıp toplumsal tepkilere neden olabilir. Yapay zeka ve humanoid robotlar (insansı, insana benzeyen) çağına geldiğimiz bu günlerde bir beyin jimnastiği mahiyetinde bu konuyu ele almaya cesaret ediyorum. İnsanların yarısından fazlasının kendini inançlı ve muhafazakâr olarak tanımladığı ülkemizde, biraz da endüstri mühendisi olmamın getirdiği mesleki deneyim ile ekonomi, yenilikçilik ve verimlilik esaslı olarak gündemi değerlendiriyorum. Herhangi bir yargılama veya kesin hüküm vermeden “ya böyle olsa ne olurdu” bakışını objektif olarak ortaya koymaya çalışıyorum.
1- Mevcut Durum: Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ekonomik Büyüklüğü
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2025 bütçesi 130.1 milyar TL. Bu rakam, İçişleri (96.4 milyar), Dışişleri (39.1 milyar), Enerji (45.3 milyar), Kültür-Turizm (53.2 milyar), Sanayi-Teknoloji ve Ticaret (56.2 milyar) bakanlıklarını geride bırakıyor – tam 6 bakanlık! Personel gideri ise 110 milyar TL’yi buluyor; toplam personel sayısı 130 bine yaklaşıyor. 2025 yılı bütçesinin %97,18’i personel giderine gidiyor. 2025 yılında Türkiye’de 90 bine yakın cami bulunuyor. Üstelik 15-16 bin civarında imamsız cami var.
Yapılacak ufak bir iyileştirmenin hem ekonomiye katkısının hem de başta imamsız camiler olmak üzere eğitim – öğretim ve din hizmetlerine sunulacak faydayı gösteriyor. Her yıl yüzde 40’ın üzerinde bütçe artışı gerçekleşirken, hizmet kalitesi aynı oranda artmıyor. Bir işletme mantığıyla düşünelim: 130 milyar TL personel gideri olan, 140 bin personeli olan ama hala 15 bin cami için eleman bulamayan bir yapı sürdürülebilir mi? Toplumumuzda kaç kişi Kuran-ı Kerim’i orijinal yazısı ile okuyabiliyor, bir yakının mezarına gittiğinde Yasin-i Şerif’i kendi manasını anlayarak dua edebiliyor? Kuran-ı Kerim’i ezbere bildiğini söyleyenlerden bile tam anlamını bilen, doğru ses ile tecvid kurallarına uyarak okuyanları tespit etmeye çalışsak acaba sayı ne olur?
Bir humanoid robotun ortalama maliyeti şu anda tahmini 50.000-150.000 USD arası. Bu maliyet yaygınlaşma ile ileriki yıllarda astronomik olarak düşecek. 15.000 imamsız camiye 100.000 USD’lik robotlar yerleştirsek toplam 1,5 milyar USD (yaklaşık 45 milyar TL) yatırım gerekir. Bu rakam Diyanet’in tek yıllık bütçesinin sadece %35’i. Robot bir kez alındıktan sonra 10 yıl boyunca maaş, SGK primi, izin, hastalık masrafı yok. Sadece elektrik ve bakım maliyeti. Ekonomik hesap açık. Diyanet’in kalan bütçesi yatırıma yönlendirilebilir. Kırsal camilerde 20 bin robot imam, 20 milyar TL personel faturasını siler. Teknoloji uzun vadede devletin cebini doldurur.
2- Humanoid Robotların Din Hizmetlerindeki Potansiyel Kullanım Alanları
Kuran-ı Kerim Öğretimi ve Tecvid Eğitimi :
Kurslarımız yetersiz, yaz aylarında çocuklara yönelik kısıtlı zamandaki yapılan çalışmalar amaca ulaşmıyor. Bu yönde öğretmen yeterince yetiştirilemiyor. Kuran okumayı öğrenen bir çocuk tecvid kurallarını tam anlamıyla kavrayamadan mezun oluyor. Peki yapay zekâ desteğiyle yetiştirilmiş bir robot öğretmen ne yapabilir?
- Her harfin çıkış noktasını ses analizi ile tespit ederek düzeltme
- Öğrencinin tekrarını dinleyip anlık geri bildirim
- 7/24 erişilebilir kişisel Kuran öğretmeni
- Farklı kıraat imkanlarını aynı anda sunabilme
İnsansı robotlar öğrencinin seviyesine göre hızını ayarlayabiliyor, sabırla binlerce kez aynı ayeti tekrarlatabiliyor. Akredite olmayan, merdiven altı kurs merkezlerinin basına yansıyan ve tepki çeken infiallerinin sona ermesi…
Sınırsız İslami İlimler Kütüphanesine Erişim:
Yüz binlerce cilt tefsir, bir o kadar hadis kitabı, çeşitli mezheplerin görüşleri… İslami ilimler hazinesi muazzam. Yüzyıllarca yıl devletler bu eserlerin üzerinde bir dünya medeniyeti kurmuş. Biz şu anda bu birikimden ne kadar yararlanabiliyoruz? SanTO adlı robot 2.000 yıllık Katolik dini bilgisi ile programlanmış durumda ve İngilizce konuşabiliyor. Benzer şekilde tüm klasik ve modern İslami kaynakları içeren bir sistem oluşturulabilir.
Şu anda Diyanet’in fetva hattı, çağrı merkezleri yoğunluktan erişilemiyor. İnsanlar saatlerce bekliyor. Yapay zekâ destekli sistemler:
- 7/24 soru-cevap hizmeti
- Farklı mezhep görüşlerini detaylı sunma
- Kaynak gösterme ve açıklama yapabilme
- Kişinin anlama seviyesine göre basitleştirme
Kritik Not: Bir robotun verdiği fetva bağlayıcı mıdır? Bu soruya kim cevap verecek? Konuya vakıf geniş çaplı araştırmalar yapacak ve tartışacak İslam alimleri bu sorunun cevabını verecektir. Bu konuda kesin hüküm şimdiden veremeyiz. Ancak robot, mevcut fetvaları aktaran, kaynak gösteren, karşılaştırma yapan bir ‘asistan’ olarak hizmet edebilir. Nihai karar her zaman kullanıcıya bırakılabilir ve akıllı sistemlerde her zaman denetim altında kontrol edilir.
İmamsız Camilerde Hizmet:
Anadolu’nun kırsal kesimlerinde, nüfusu 50-100 kişilik köylerde camiler boş. Cuma namazı kılınamıyor, cenaze namazları zorla idare ediliyor. Çin’in Walker S2 modeli sınırda yolcu karşılama, pasaport kontrolü, çok dilli rehberlik ve gece-gündüz devriye görevleri yapabiliyor. Aynı teknoloji dini hizmetlerde kullanılamaz mı? Çin’de pandemi sırasında humanoid hemşire robotları izolasyon koğuşlarında yemek, su ve ilaç dağıtımı yaptı. Aynı yaklaşım maneviyat hizmetleri için de geçerli olamaz mı? Pekâlâ, Humanoid bir imam:
- Ezan okuma (farklı makamlarla)
- Namaz kıldırma (rekatlara uygun şekilde)
- Temel dini bilgilendirme
- Cenaze namazı organizasyonu
- Mevlit, dini program yönetimi
yapabilir.
Anadolu’da kırsal yerleşim yerlerinde Cuma namazlarında vaazların ses sistemi ile merkez ilçe camiinden geldiğine çok tanık oldum. Ayrıca kalabalık Cuma namazlarının olduğu şehirlerde hiç imamı bile göremeden cami dışında saf tutan onlarca insan oluyor. İmamlık yapan kişinin namazı kıldırırken aklında neler geçiyor, kendini o anki dini vecibeye tam veriyor mu vermiyor mu bunu da niyet okumayla anlamanın bir yolu yok. Tüm bunları hesaba kattığımızda, lafı hiç eğip bükmeyeceğim; İslami kurumlarca cevaz verilmiş bir sistemde çalışan robot imamın arkasından tüm esas ve usullere uyarak namaz kılmak bana hiç zul gelmiyor. Hatta sağlayacağı ekonomik fayda ve verimliliği de düşündüğümde tercih sebebim bile olur.
Yaşlı ve Engelli Bireylere Özel Hizmet
Yaşlılarımız camiye zamanla gidemez oluyor. Engelli vatandaşlarımız dini sorularını kimseye soramıyor. Robotlar ev ziyaretleri yapabilir:
- Abdest alamayan yaşlılara destek
- Yatalak hastalara namaz kılma alternatifleri
- Günlük dua ve zikirler için hatırlatmalar
- Ruhsal destek sohbetleri
Hac ve Umre Rehberliği
Her yıl milyonlarca Müslüman Hac ve Umre’ye gidiyor. Dil bilmeyen, yolunu kaybeden, neyi nasıl yapacağını şaşıran insanlar. Humanoid rehber robotlar:
- Çok dilli anında rehberlik
- Kaybolanlara GPS ile yönlendirme
- Tavaf ve sa’y esnasında dua öğretimi
- İbadet adımlarını görsel-işitsel gösterme
Suudi Arabistan, Mekke’de AI ile hacı trafiğini yönetiyor – kayıp önlendi, verim patladı. Budist tapınaklarda Mindar robot vaaz veriyor; cemaat robot rahibenin sesine hayran. Bu haberler gittikçe artacağa benziyor.
Dini Turizm ve Müze Rehberliği
Tarihi camilerimiz, türbelerimiz, müzelerimiz turistlerle dolu. Pepper robotu hastanelerde hastaları yönlendiriyor, temel sorulara yanıt veriyor ve duygusal destek sağlıyor. Aynı robot:
- Sultanahmet Camii’nde mimariden bahsedebilir
- Konya’da Mevlâna’nın öğretilerini anlatabilir
- Şeb-i Arus törenleri hakkında bilgi verebilir
Din ve teknoloji kesişimi sadece bizde değil, tüm dünyada tartışılıyor. Japonya’daki Kodaiji tapınağında Mindar adlı robot Budist rahip, Kannon tanrıçası görünümünde tasarlandı ve tapınakta vaaz veriyor. Mindar’ın maliyeti yaklaşık 1 milyon dolar. BlessU-2 adlı robot rahip 2017 yılında Almanya’nın Wittenberg şehrinde Protestan Reformunun 500. yıldönümü için geliştirildi. Robot beş dilde kutsama sunabiliyor. Japonya’da cenaze törenlerinde robot rahipler 50.000 yen (450 USD) karşılığında hizmet verirken insan rahibin maliyeti 240.000 yen (2.200 USD).
3- Dikkat Edilmesi Gereken Konular, Riskler ve Çözümler
Robotun verdiği fetva bağlayıcı mıdır? İbadet niyet işidir, robotun niyeti olabilir mi? Robot, bir kanaat önderi gibi değil bir ‘bilgi asistanı’ olarak konumlandırılmalı. Nihai fetva yetkisi her zaman alim insanlarda kalmalı. Robot sadece mevcut görüşleri derleyip sunar, kararı kullanıcı verir.
İnsanlar robotlara çok özel, mahrem sorular soracak. Bu veriler kötü niyetli ellere geçerse ne olacak? Tüm veriler end-to-end şifreli saklanmalı. Kişisel tanımlayıcı bilgiler anonimleştirilmeli. Konuşma kayıtları belirli süre sonra otomatik silinmeli. Kullanıcı isterse veri hiç saklanmamalı. Sistemler kapalı devre, internet bağlantısı olmadan çalışabilmeli.
Toplumumuzun hassas yapısını göz önünde bulundurarak KVKK kuralları en üst düzeyde uygulanmalı.
Robot hata yapabilir, yanlış fetva verebilir. Teknik arıza oluşur ise ne olacak? Her robotun üzerinde büyük puntolarla “BU BİR ASİSTANDIR, NİHAİ KAYNAK DEĞİLDİR” yazısı Kritik konularda “Bu konuyu yetkili din adamına danışın” uyarısı olmalıdır. Sürekli güncellenen veri tabanı ve hata raporlama sistemi takip edilmelidir. Uzaktan izleme ve müdahale mekanizması kurgulanmalıdır.
Halkımız robotlardan hizmet almaya hazır mı? “Camide robot mu olur?” tepkisi alınabilir. Pilot uygulama: İlk etapta sadece 3-5 ilde, imamsız camilerde 1 yıl deneme olarak yapılabilir. Toplumla sürekli diyalog, din adamlarının onayı bu konuda alınır. Robotun görevi “imam yardımcısı” olarak tanımlanmalı, imam yerine değil vurgulanmalıdır. Tüm bu denemelerden elde edilen sonuçlar paylaşılmalı: Cami doluluk oranı, memnuniyet anketi, kullanım istatistikleri, sağlanan ekonomik fayda vb..
Din görevlileri işsiz kalır mı? Hayır. Başlangıçta 15.000 imamsız cami var, 130.000 personel yeterli değil. Robotlar boş bölgeleri doldurur, insan din görevlileri daha değerli, dokunuşu gereken cenaze hizmetleri gibi fiziki alanlara kaydırılır. Gerekli durumda devlet kadrolarında personel ihtiyacı olan başka hizmetleri vermeleri için kendileri eğitilir. Kimse işten çıkarılmaz, sadece verimlilik artar. Sonraki planlama ve bütçe buna göre yeniden düzenlenir.
4- Sonuç: Geleceğe Doğru
Humanoid robotlar ve yapay zekâ, din hizmetlerini yeniden şekillendirmek için bir araç olabilir. Ama bu araç, dikkat, etik, sorumluluk, insanlık ve saygı üzerine inşa edilmeli.
Robot bir imam, hutbe ile bir araya gelmiş cemaatin ruhani duygusunu tam karşılayamayabilir. Fetva robotu, “kaynak + yorum + seçeneği” sunmalı; karar insana bırakılmalı. Veri gizliliği, anonimlik, denetim — asla göz ardı edilmemeli. Teknoloji, dinin ruhunu değil; hizmet altyapısını desteklemeli.
Eğer bu dengeler korunursa — sonuç etkileyici olabilir: Din hizmetleri daha erişilebilir, daha kapsayıcı, daha adil. Kırsalda boş kalmış camiler canlanır, gençler modern yöntemlerle dini öğrenir, turistler hem kültür hem iman tecrübesi yaşar.
Ve belki de en önemlisi: İnsanlık, dijital çağda — dijital ama samimi bir iman pratiğini mümkün kılar.
Belkide: 2035–2045 arasında — Türkiye’de artık “sadece insan imam / müezzin” değil, “insansı-robotik din görevlisi + hibrit sistem” standardı doğar. Bu standardın merkezinde: insan onuru, toplumsal adalet, bilgiye erişim eşitliği ve teknolojik sorumluluk vardır.
Emrah Can
Not: Denemelerimi topladığım kişisel blogum aşağıdadır. (Below is my personal blog where I collect my essays.)
https://www.notion.so/Denemeler-1723c5d35da5809380def8ee8ff4c187
@Sigorta Sektörü Proje Yöneticileri Linkedin Grubu https://www.linkedin.com/groups/15097017/
İbrahim Akpınar
10 Aralık 2025 at 11:31Güzel bir makale olmuş elinize sağlık. Humanoid robotlar ve yapay zekâ’nın ülkemizde kullanılmasını bütçe ayırma noktasında düşünürsek verimli olacağını sanmıyorum. Tarih boyunca din ve dincilik geçerli akçe olmuş ve buna göre sistemler kurulmuş yapılan kuralsızlıklarına kılıf uydurmuşlardır. Kısacası Humanoid robotlar ve yapay zekâ kullanılır ama yetki verilmez kontrol amacıyla da yine personel istihdam edilir maalesef.