Yargı kararlarında denkleştirme istemi; acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra müvekkilin, sözleşme süresince acentenin kişisel çabalarıyla oluşturduğu müşteri çevresinden faydalanmayı sürdürmesine karşılık acentenin bu çevreden artık yararlanamaması nedeniyle uğradığı kaybın giderilmesini sağlayan bir talep olarak tanımlanmaktadır. “Portföy tazminatı” olarak da ifade edilen bu kurum, acentenin müvekkiline kazandırdığı müşteri portföyünü sözleşmenin sona ermesiyle kaybetmesinden doğan menfaat kaybı ile müvekkilin aynı portföyden yararlanmaya devam ederek elde ettiği ekonomik fayda arasında hakkaniyete uygun bir denge kurulmasını amaçlamaktadır.
TTK m. 122/5 uyarınca denkleştirme istemine ilişkin düzenleme; hakkaniyete aykırı bir sonuç doğurmadığı sürece, tek satıcılık sözleşmelerinin yanı sıra tekel hakkı tanıyan diğer sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanmaktadır. Bu kapsamda acentelik ve tek satıcılık sözleşmeleri dışında, franchise ve marka lisansı gibi tekel yetkisi içeren sürekli sözleşmeler bakımından da denkleştirme talebinde bulunulabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle denkleştirme isteyen tarafın, öncelikle davalıyla arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu ve bu ilişkinin TTK m. 122/5 kapsamında denkleştirme talebine elverişli hukuki niteliğe sahip olduğunu ortaya koyması gerekmektedir.
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 121. ve 122. maddeleri, acentelik hukukuna ilişkin düzenlemeler olmakla birlikte, yargı kararları ve kanunun açık hükmü uyarınca belirli şartlar dâhilinde bayilik ve tek satıcılık sözleşmelerine de uygulanmaktadır. TTK 121 ve 122. Maddelerin değerlendirilmesi bu çerçevede izah edilecektir.
1. TTK 121 Kapsamında Sözleşmenin Feshi ve İhbar Süreleri
TTK’nın 121. maddesi, belirsiz süreli sözleşmelerin feshi için ihbar sürelerini ve haksız feshin sonuçlarını düzenlemektedir. Yerleşik yargı kararlarında “TTK’nın Acentelik sözleşmesinin sona ermesi başlıklı 121. Maddesinde ‘MADDE 121- (1) Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir.‘”
Acentelik ilişkilerinde bu maddenin uygulanmasına dair öne çıkan kriterler şunlardır:
- İhbar Süresi: Belirsiz süreli sözleşmelerde tarafların sözleşmeyi “üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshetmesi mümkündür” (Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi-2020/539-2022/167-17.03.2022). İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi-2015/886-2020/126-10.02.2020 tarihli kararda da “Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir.” hükmüne uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
- Haksız Fesih ve Tazminat: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi-2020/164-2024/200-12.03.2024 tarihli karara göre; “Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır”.
- Kâr Mahrumiyeti: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi-2023/819-2025/491-12.05.2025 tarihli kararda, davacının tek satıcı olması durumunda “TTK.m.121/4 kapsamında 3 ay için 32.276,88 kâr mahrumiyeti” hesaplanabileceği ifade edilmiştir.
- Uygulama Sınırı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi-2021/2242-2024/703-25.04.2024 tarihli kararda, ilişkinin acentelik niteliğinde olmadığı durumlarda “TTK’nun 121 maddesinin somut olaya doğrudan uygulanması mümkün değildir” tespiti yapılarak, kâr kaybı zararının makul süre üzerinden belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
2. TTK 122 Kapsamında Denkleştirme (Portföy) Tazminatı
TTK 122. maddesinde düzenlenen denkleştirme tazminatı, bayilik ve tek satıcılık gibi sürekli sözleşme ilişkilerinde en çok uyuşmazlık konusu olan husustur. Kanunun 122/5. maddesi uyarınca; “Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.”
2.1. Tazminata Hak Kazanma Şartları
Yargı kararlarında denkleştirme tazminatı için şu kümülatif şartlar aranmaktadır:
- Müşteri Menfaati: “Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,“
- Ücret Kaybı: “Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa“
- Hakkaniyet: “Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.”
2.2. Tekel Hakkı (Münhasırlık) Zorunluluğu
Bayiler açısından denkleştirme tazminatının en kritik şartı, sözleşmenin tekel hakkı vermesidir. Yerleşik yargı kararlarında öncelikli şart; “denkleştirme isteminde bulunabilmek için öncelikle, taraflar arasında tekel hakkı veren bir tek satıcılık veya acentelik ilişkisi bulunması yasal zorunluluktur“ durumunun varlığının tespitidir.
2.3. Tazminatın Hesaplanması ve Sınırı
Tazminat miktarında yasal bir üst sınır bulunmaktadır. Bu hesaplamanın şeklinde talep edilen tazminat, acentenin/bayinin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı ve/veya sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınacağı şeklindedir.
3. Hak Kaybettirici Durumlar ve Vazgeçme
- Haklı Nedenle Fesih: “Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.” (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi-2017/962-2021/970-30.11.2021).
- Vazgeçme Yasağı: “TTK’nın 122/4 hükmü uyarınca denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Yani denkleştirme isteminden ne sözleşme öncesi, ne sözleşmenin akdedilmesi sırasında ne de sözleşme süresinde vazgeçmek mümkün değildir“ (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi-2022/977-2025/1832-20.11.2025). Ancak aynı karara göre; buna mukabil sözleşmenin sona ermesi aşamasında veya sonrasında ise bu talepten vazgeçilebilir.
- Zamanaşımı: “Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.” Bu süre hak düşürücü süre olup 1 yıl içerisinde istenmeyen talepler dikkate alınmaz. (İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi-2018/572-2020/511-06.10.2020).
4. Rekabet Hukuku Açısından Bayilik Sözleşmeleri
Bayilik ilişkilerinde rekabet hukuku düzenlemeleri, sözleşmenin geçerliliğinden fesih sonrası tazminat haklarına kadar geniş bir alanı etkilemektedir. Yargı kararları ve Rekabet Kurulu içtihatları doğrultusunda bayiler için kritik olan rekabet hukuku detayları aşağıda sunulmuştur:
1. Aktif ve Pasif Satış Ayrımı
Rekabet hukuku, bayilere bölge bazlı münhasırlık tanınmasına izin verirken, bu münhasırlığın sınırlarını net çizmektedir:
- Aktif Satış Yasağı:Sağlayıcı, bayinin kendisine tahsis edilmeyen bir bölgedeki müşterilere doğrudan (reklam, şube açma, ziyaret vb. yoluyla) satış yapmasını yasaklayabilir
- Pasif Satış Serbestisi:Bayinin, kendi bölgesi dışındaki bir müşteriden gelen “istenmemiş” (unsolicited) talebi karşılaması (pasif satış) engellenemez. Pasif satışların engellenmesi, 4054 sayılı Kanun kapsamında ağır bir ihlal olarak kabul edilir ve bu tür hükümler sözleşmeyi grup muafiyeti dışına çıkarır.
2. Grup Muafiyeti ve Pazar Payı Sınırı (2002/2 Sayılı Tebliğ)
Bayilik sözleşmelerindeki kısıtlamaların (örneğin bayiye başka ürün satma yasağı getirilmesi) hukuka uygun sayılabilmesi için sağlayıcının ilgili pazardaki payının %30’u aşmaması gerekir. Pazar payı %30’u aşan sağlayıcıların bayileriyle yaptığı münhasır sözleşmeler “grup muafiyetinden” yararlanamaz; bu durumda sözleşmenin rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığı bireysel muafiyet kriterlerine göre (tüketici yararı, etkinlik artışı vb.) incelenir.
3. Rekabet Yasağının Tazminat Haklarına Etkisi
Bayinin sözleşme devam ederken rakip ürünleri satması, sözleşmenin “haklı sebeple” derhal feshine imkan tanıyabilir
- Denkleştirme Tazminatının Kaybı:Eğer sözleşme bayinin rekabet yasağına aykırı davranışı (kusuru) nedeniyle haklı olarak feshedilmişse, bayi TTK 122 uyarınca denkleştirme (portföy) tazminatı talep edemez.
- Kâr Mahrumiyeti:Haklı fesih durumunda, bayi sözleşmenin kalan süresine ilişkin kar mahrumiyeti (TTK 121) talebinde de bulunamaz.
4. Sözleşme Sonrası Rekabet Yasağı ve Bedeli
Sözleşme sona erdikten sonra bayinin belirli bir süre rakip faaliyette bulunmaması isteniyorsa, bu durumun yazılı bir protokole bağlanması şarttır. Ayrıca, bayinin ekonomik geleceğini kısıtlayan bu yasak karşılığında sağlayıcının bayiye “uygun bir tazminat” ödemesi gerekebilir.
5. Rekabet İhlallerinde Üç Katı Tazminat Hakkı
Sağlayıcının rekabet hukukuna aykırı eylemleri (örneğin bayiler arasında ayrımcılık yapması veya haksız yere mal vermeyi kesmesi) nedeniyle zarara uğrarlarsa, 4054 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca maddi zararlarının üç katı oranında tazminat davası açabilirler Bu tazminat türü, genel tazminat hukukundaki “zenginleşme yasağı” kuralının rekabet hukuku lehine bir istisnasıdır.
Sonuç
Acentenin denkleştirme talebinde bulunabilmesi için TTK m.122’deki şekli ve maddi şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Şekli şartlar, acentelik sözleşmesinin sona ermesi ve talebin bir yıl içinde ileri sürülmesidir. Maddi şartlar ise müvekkilin, acentenin kazandırdığı yeni müşterilerden sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaat elde etmesi, acentenin ücret kaybına uğraması ve denkleştirme ödenmesinin somut olay bakımından hakkaniyete uygun olmasıdır.
Bu şartların oluşması hâlinde denkleştirme miktarı belirlenir; TTK m.122/2’de miktar değil, yalnızca ödemenin üst sınırı düzenlenmiştir. Acente, haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi kendisi feshederse veya sözleşme acentenin kusuru nedeniyle müvekkil tarafından haklı olarak feshedilirse denkleştirme talep edemez. Ayrıca acente, ekonomik bakımdan korunması amacıyla, sözleşme sona ermeden önce denkleştirme hakkından geçerli biçimde vazgeçemez.