ESSAD Toplantı Bildirgesini Yayınladı
Eskişehir Sigorta Acenteleri Derneği 10 Şubat 2024 tarihinde çevre illerden sigorta acenteleri ve sektör yetkililerinin katılım sağladığı toplantının sonuç bildirgesini yayınladı.

Yayınlanma Tarihi : 21 Şubat 2024
Eskişehir Sigorta Acenteleri Derneği 10 Şubat 2024 tarihinde Eskişehir, Ankara, Bursa, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar sigorta acentelerinin katılım sağladığı interaktif toplantının sonuç bildirgesini yayınladı. Toplantıda konuşulan sorunlar ve çözüm önerileri bildirgede sekiz madde şeklinde yayınladı. Bildirgede yayınlanan maddelerin detayları için;
Trafik sigortası düzenlemesinde yaşanan sorunlarla alakalı ortaya konulanlar
- Trafik Sigortası düzenlemede yaşanan güçlükler sebebiyle üç dört dakikalık satış sürecine sahip bir poliçe için Acentelerin çok ciddi operasyonel yükü sırtlarında taşımak zorunda kaldıkları, bu operasyonel yükün mali boyutunun kimse tarafından görülmediği ifade edildi. Bu yük altında acenteler ezilmektedir vurgusu yapıldı.
- Poliçe düzenlemesine ekranını kapatan Türkiye Sigortanın üç beş yüz TL tutan bir yatarak sağlık poliçesi düzenlenmesi ile baraj kapaklarını açmasının, poliçe düzenlemeye izin vermesinin akla ve mantığa sığmadığı ifade edildi. Trafik Sigortası acenteleri ezmek, bir kalıba sokmak, sindirmek için kullanılan buldozer olarak tanımlandı.
- Büyük sigorta şirketlerinin Trafik sigortası yapmadığı, yapmak isteyenlere de lobi yaparak ruhsat verdirtmediği. Konunun çözümü için tüm elementer şirketlere Trafik ruhsatının zorunlu olan bu poliçenin yapmasına izin verilmesi (sermayesine göre üretim sınırlamasının zaten var olduğunu)
- Trafik sigortası temel sorunları rahatlıkla hızlı bir şekilde çözülebileceği, serbest tarifeye geçişin, doğrudan tazminin getirilmesinin , havuzunda tamamen ya da büyük bir kısmının kalkmasının , değer kaybının ek teminat olarak verilmesinin gibi birçok çözümün sorunu ortadan kaldıracağı bildirildi.
- Hepiyi Sigorta’nın Trafik Sigortası konusundaki uygulamalarının çok sinsi bir plana dayandığı, elde edilen verilerle yıllarca acentelerin dokunarak, emek vererek portföylerine kattıkları sigortalılarını ele geçirme planı olduğu ifade edildi. Hepiyi Sigortadan trafik sigortası düzenlenen sigortalının X şirketten bitecek olan kaskosu için Hepiyi Sigorta tarafından aranıp risturn uygulanıp, aktüeryaya dayanmayan fiyatlandırmalarla ayartılmaya çalışılmasının gelecekte daha neler yaşanacağının kanıtı olduğu ifade edildi. Sigortacılık Sektöründe yaşanan bu tarz uygulamalarla üç kuruşluk bir poliçe için bile aktüerya ve risk kabul esasları başta olmak üzere sigortacılık tekniklerinin ayaklar altına alındığı, sigortacılığın risk transferi olmaktan çıkarılıp artık kasa doldurma hareketine döndüğü ifade edildi.
- Anadolu Sigorta Acentesi olup Trafik Sigortasının toplam üretimin %6 sına denk gelmesine rağmen halen poliçe düzenlenemiyor olmasının izahı nasıl yapılır diye soruldu. İlgili şirketin kendi uygulaması ve diğer satış kanalları üzerinden yaptığı üretim miktarının TSB’nin yayınladığı tablolarda görülebileceği ifade edildi. Üretim yapan ama acentesine yaptırmayan şirketin niyetinin acenteyi bu üründe çıkarmak olduğu vurgulandı.
- Sompo Sigortanın kendi kanalından Trafik Sigortasına risturn uygulamasında bulunarak satış yapması diğer şirket uygulamaları ile birleştirildiğinde acentelerin bu üründen çıkarılmaya çalışıldığının kanıtı olarak ortaya konuldu.
- Trafik sigortasında direk satış kanallarından zarar etmeyen şirketlerin, acente kanalından yapılan satışta nasıl zarar ettiği soruldu.
- Bazı şirketlerin acentelere ek teminatlı poliçe dayatması yaparken, (tespit edilen örnekler ortaya konularak) Bankalara klasik poliçe düzenleme imkanı tanıdığı, bu durumun haksız rekabet oluşturduğu, acentelere de aynı imkanın tanınması gerektiği ifade edildi.
- Trafik sigortası platformunun ölü doğduğu bu haliyle işlemeyeceği net olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu platformun acente için çözüm gibi gözüksede ileride çok büyük bir tehlike olacağı ve acentelerin trafik sigortasından çıkartılacağı görülmektedir.
SONUÇ
Her ortamda yetkililerin “Trafik Sigortası düzenlemesinde sorun yoktur” ifadesi kesinlikle red edildi. Üretimin yapıldığı, hiçbir aracın poliçesiz kalmadığı aşikarken sahada acentelerin yaşadıklarının neyle izah edileceği sorusuna herkesin kulak tıkadığı ifade edildi. Münhasır acentelerin bile sorun yaşadığı bu kaotik ortamla alakalı kısa bir süre sakin kalınıp Trafik Sigortası Platformunun işler hale gelmesinin içindeki düzeltme yapılarak olabileceği ve ileride acentenin sistem dışı bırakılmayacağı garantisinin alınması görüşünde birleşildi. Platform uygulaması ile poliçeye ulaşma konusundaki sorunların bir nebze düzeleceğini fakat ek teminatlı ve klasik poliçelerin düzenlenmesinde aracılar arasında ayrımcılık yapılmasıyla yeni bir sorun yumağının içerisine girilmesinden endişe duyulduğu hakim düşünce olarak ortaya çıktı.
Yangın sigortası düzenlemesinde yaşanan sorunlarla alakalı ortaya konulanlar
- Acentelerin sigortacılıkta temel esas olan risk kabul esasları üzerinden hareket etmeye duyarlı olduğu fakat Banka satış kanalında buna riayet edilmemesinin anlaşılmaz bir şey olduğu, Sigorta Şirketlerinin buna nasıl izin verdiklerine şaşıldığı vurgulandı.
- Bina m2 birim fiyatları başta olmak üzere diğer değerler üzerinde görülen eksik sigorta uygulamalarına güncel örnekler verildi.
- Bankalarca yapılan bu ciddi boyuttaki maddi hatalı uygulamalar karşısında Şubat depremlerinden sonra ortaya çıkan ve eski SEDDK Başkanımız Sayın Mehmet Akif EROĞLU’nun her ortamda ifade ettiklerinden hiç ders alınmadığı vurgulandı. Bu konunun Sigorta Şirketlerinin satış kanalları arasında ayrımcılık yapmasının ötesinde Ülkemiz Sigortacılığına ihanet olduğu vurgulandı. TSB bu konuda göreve davet edildi.
- Reasürans maliyetleri sebebiyle fiyatların yükselmiş olmasının sigortalılar tarafında tepkiye yol açtığı ama acentelerin her zaman olduğu gibi bu konuda da sigortalılarını bilgilendirerek sektörün etkilenmemesi adına elinden gelen gayreti gösterdiği ifade edildi.
- Tüsaf Başkanı Sn. Adnan ÇELİK reasürans darlığının bu sene için söz konusu olmadığını ifade etti.
- Sigorta Şirketlerinin işletmelerde istedikleri güvenlik önlemleri konusunda son dönemlerde hemen hemen her şirketin yakın aksiyonlar aldığı, bunun bir kısım sigortalılar tarafından anlamlandırılamadığı ifade edildi.
- Aslında İş güvenliği kanununun yürürlüğe girdiği andan itibaren tüm kurum ve kuruluşlar ruhsatlandırma ve denetleme konularında daha etkin olsaydı bugün yaşanan bu durumun hiç yaşanmayacağına vurgu yapıldı.
SONUÇ
Yaşanan sorunların aşılması adına acentelerin ellerinden geleni yaptıkları ve yapacakları kanaati oluştu. Birçok konuda Sigorta Şirketlerine hak verildi. Ancak şirketlerinde risk kabul kriterlerinde satış kanalları arasında daha adil olması gerektiği, bina m2 birim fiyatlarının poliçeye yazımı esnasında güncel sınırların altına düşmeyi engelleyici filtrelerin Şirket sistemlerine yer almasının sağlanmasının gerekliliği kanaati oluştu.
Sigorta şirketlerinin satış yapması sorunu hakkında ortaya konulanlar
- Bazı şirketlerin (görsel medya görüntüleri dahilinde) kendilerinin direkt trafik sigortası satışı yaptığı, ayrıca trafik sigortasına bile risturn uygulaması yaptığı, bunun akla ve mantığa sığmadığı ifade edildi.
- Bu uygulamaları yapan Sigorta Şirketlerinin boykot edilmesi ifade edildi.
- Bu konuda tutarlı olup, halen acentenin yanında olan Sigorta Şirketlerine teşekkür edildi.
- Sigorta Şirketlerine tek bir soru soru olarak şu sorunun sorulması ve cevabının alınmasının gerektiği ifade edildi. “Trafik sigortasında direk satış kanallarından zarar etmeyen şirketler, acente kanalından yapılan satışta nasıl zarar etmektedir. Bu acenteyi refüze etme hareketinin nedeni nedir.”
SONUÇ
Bu uygulamaları yapan Şirketlerin tekrar düşünüp bu uygulamaları sonlandırılması talep edildi. Acenteyle olan işbirliğinden vazgeçilme düşüncesinin uzun vadede Sigorta Şirketlerinin zararına olacağı, Sigortalıya temas eden büyük bir Acente yapısının hemen oluşmadığı, bu yapıya verilecek zararın Sigortacılık Sektöründe telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağının görülmesi gerektiği
ifade edildi. Şirketlere sorulması istenen sorunun cevabının Acente mesleğinin temsilcilerince elde edilerek kamuoyu ile paylaşmaları talep edildi.
Yasal olmayan sigortacılık faaliyetleri ve denetim sorunu hakkında ortaya konulanlar
- Sigorta aracısı olmayanların sigortacılık yaptığı, bunlarla brokerlerin yanında acentelerin de çalıştığı ifade edildi. Acentelere bu işlerden uzak durmaları tavsiye edildi.
- Acente olmayanların bilgisayar ekranlarında, ellerindeki telefonlarındaki aplikasyonlarda poliçe düzenlemesi yapıldığı ifade edildi.
- SAİK Başkanının toplantılarda kamuoyuna ilan ettiği broker örneklemesinde olduğu gibi resmi çalışan teknik personel sayısı 10 adet iken (örnektir) nasıl oluyor da binlerce poliçe düzenlenebildiği, düzenlenen poliçe sayısı üzerinden hareketle var olan teknik personel sayısı ile bu işlerin yapılamayacağı ifade edildi. Yüksek miktarlı bu üretimler için gereken personel sayısının hesaplanabileceği ve üretimlerin hangi lokasyonlardan yapıldığının Sigorta Şirketlerince görülmesine rağmen bu konuda suskun kalmanın “yasal olmayan sigortacılık faaliyetine” ortak olmak olduğunun altı çizildi. Bu konuda SEDDK’nın gerekli tedbirleri alması istendi.
- Her ortamda risk kabul esaslarının sigortacılık faaliyetinin temeli olduğu ifade edilirken, sigortacı olmayanların riskleri hangi kontrol kriterleri sonrasında teminat altına aldığı, acenteler için var olan risk kabul esaslarının bu kişiler için neden olmadığı soruldu. Bir ironi olarak Risk kabul esasları yürürlükten kaldırıldıysa bunun deklare edilmesi Sigorta Şirketlerinden istendi.
- Denetimin TOBB bünyesinde üç adet müfettişle yapıldığı. Yapılan şikayetlere yetişildiği ifade edildi.
- Acentelerin yasal olmayan uygulamaları görmeleri durumunda şikayet etmeleri talep edildi.
- Bir acente şikayet etmekten bıktıklarını ifade etti. Bu söyleme yoğun katılanlar oldu.
- Şikayet etmek isteyen acentelerden ciddi deliller istendiği, acenteleri dedektif olmadıkları ifade edildi.
- Şikayetle alakalı TOBB bünyesinde bir şikayet başvuru mekanizmasının oluşturulması. Acentelerin bu başvuru sistemine girerek bir düzen dahilinde başvurularını yapmaları hususunda aksiyon alınması talep edildi.
SONUÇ
Yasal olmayan sigortacılık faaliyetlerinin acenteler arasında yarattığı infial net olarak görüldü. Bu konuda yapılanların yetersizliği vurgulandı. Çantacı tabir edilenlerin şikayeti sonrası denetime kadar geçen sürede o noktanın şubeleştiği, denetimin kifayetsiz kaldığı örneklemelerle anlatılmasına rağmen, SAİK’in ceza uygulamasında suçun işlendiği tarihin baz aldığı ifade edilmesi sonrasında çelişkili bir durum ortaya çıktı. O zaman bu örneklemelerde neden ceza uygulanmadığı soruldu. Bu uygulamalar sonrasında “yapanın yanın kar kaldığı” vurgulandı.
Aktif, daha hızlı ve daha adaletli bir denetim istendiği ortaya konuldu. Bu konuda SAİK’in aksiyon alması istendi.
Sigorta brokerlerinin acentelere ve sigortacı olmayanlara ekran açması ve kanunsuz iş yapmaları hakkında ortaya konulanlar
- Öncelikle 5684 sayılı kanunda brokerin tanımı yapıldı. Brokerler Yönetmeliği ve uygulama esasları üzerinden Brokerlerin nasıl acenteler gibi poliçe düzenleyebildikleri soruldu. Brokerlerin poliçe düzenleyemeyeceği gerçeği ortada iken yönetmeliğin uygulama esasları ve ekleri üzerinden yetkilendirme, protokol ve tahsilat yapma konuları ile kanunun özüne muhalefet eden maddelerin iliştirildiği ifade edildi.
- Kanun altındaki mevzuata yapılan ve aracılar arasında kindarlığa sebep olan bu iliştirilmiş maddelerin bertaraf edilerek Broker ile Acente ayrımının 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda ifade edildiği şekle geri getirilmesi istendi.
- Eski SEDDK Başkanı Sayın Mehmet Akif EROĞLU Beyin bir toplantıda kendisine sorulduğunda “Brokerler sorunu var, ama biz ifade edileni yaparsak onların yazdığı portföy ne olacak” söyleminin kafayı kuma gömmek olduğu, kanunun anayasaya, yönetmelikler ve uygulama esaslarının da kanuna muhalefet edemeyeceği artık açık olarak görülmesinin zamanın geldiği vurgulandı.
- Tüsaf Genel Sekreteri Sn. Bekir ÖZERDEM “burada bulunanların belki yarısında kaçak ekran vardır” dedi. İtirazlar oldu. Kaçak ekran kurulumları konusunda daha duyarlı olunması gerektiğine vurgu yaptı.
- Eskişehir acentesi Mesut ÇETİN ispati belgelerini ortaya koyarak bir brokerin yasal olmayan ekranının SAİK’e şikayet edildiğini ama sonuç alınamadığını, bu konuda samimi olunmadığını ifade etti. SAİK’in dava açma durumunun olmadığı ama Odaların dava açma yolunun uygulanması gerektiğini belirtti.
SONUÇ
Brokerlerle iş yapmanın acentelere bir şey kazandırmayacağı, aksine karşı tarafın kazancı olduğu ortak görüşünde birleşildi. Brokerlerin yasal olmayan uygulamalarının bertarafı için SAİK, SEDDK göreve davet edildi. Brokerlerin poliçe düzenlemelerinin engellenmesi, acentelerin sigortalıların her ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğu vurgulandı.
Risturn ve link uygulamaları hakkında ortaya konulanlar
- Son dönemde kendine poliçe düzenleyen şirketlerin dışında Risturn uygulaması yapanların tamamının Brokerler olduğu, bu durumun sigortalıların poliçe talep şeklinde deformasyona yol açtığı ifade edildi. Her kapıdan içeri girenin iskonto istediği vurgulandı.
- Murakebe kanununda bunun yasak olduğu ama 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda yasak olmaktan çıkarıldığı ifade edildi.
- Sektörün bu uygulamalar ile bir yere varamayacağı, acenteler arasında da bir poliçeyi düzenlemek adına komisyondan iskonto uygulamalarının da çoğaldığı bunun yaratacağı atmosferi ve sonuçlarını kimsenin düşünmediği ifade edildi.
- Risturn uygulamasının vergi kaçağına sebep olduğu, devletimizin bu konuda zarara uğradığı vurgulandı. Bu konuda uygulama yapan kesimlerin vergisel anlamda denetlenerek gereken cezanın verilmesi için Maliye Bakanlığına suç duyurusu yapılması istendi.
- Eskişehir acentesi Mesut ÇETİN geçmişte araç muayene istasyonlarında bulunan kabinlerinin kendisinin de içinde olduğu mücadele ile kaldırıldığını ama bu kabinlerin şimdi dijitale taşındığını ifade etti. Sonrasında araç muayene istasyonlarının WEB sitesinde LİNK uygulamasının başlatıldığını, bunun kaldırılması adına iki buçuk yıldan bu yana mücadele verdiğini ifade etti. Son olarak bu uygulamaya ilaveten üç Web sitesinde de LİNK uygulamasının başladığını bunlarla alakalı hazırladığı rapor ve şikayet başvurularını SAİK’e, Sektör Meclisi Mevzuat Komisyonu başkanına, Tüsaf Genel Sekreterine gönderdiğini destek istediğini, eksik fazla varsa bildirilmesini istediğini ama kimsenin kılını kıpırdatmadığını ifade ettikten sonra SEDDK’ya ve Rekabet Kurumuna başvuru yaptığını, SEDDK’dan gelen cevabı yazıyı okuduktan sonra bu cevabın kabul edilebilir olmamakla birlikte, kanuni bir dayanağının da olmadığını savundu. Rekabet Kurumundan cevap beklemekle birlikte Eskişehir Ticaret Odasına yazılı başvuru yaparak TOBB Tüzüğü gereğince dava açılmasını talep ettiğini bununda cevabını beklediğini, tüm çatı örgütlerin dava açması gerektiğini yakın zamanda;
- gittigidiyor.com
- trendyol.com
- sahibinden.com
- hepsiburada.com
- n11.com
- pttavm.com gibi ulusal web sitelerinde bu linklerin oluşturulması sonrasında kimsenin ağlamaması gerektiğini beyan etmiştir.
SONUÇ
Risturn uygulamalarının kaldırılması adına gereken çalışmalara her acentenin destek vereceği vurgulanmıştır. İfade edilen konularda SAİK’in etkin olması her platformda bu konuları savunması ve gereken başvuruları yapması istendi.
Link uygulamalarını yapanlar ve buna göz yumanlar hakkında suç duyurusunda bulunma ve dava açılması talebine toplantıya katılan hiçbir yetkili cevap vermemiş yorumda yapmamıştır. Bu durum çok manidar bulunmuştur.
Şubeleşme sorunları ve taşıma kapasitesi hakkında ortaya konulanlar
- Para karşılığı göstermelik müdür bulan herkesin şube açmasının nereye kadar gideceği soruldu. Buna göz yummanın sektöre kazandırdıklarının muhataplara neden sorulamadığı, sorulduysa alınan cevaplarının neler olduğu vurgulandı.
- 5684 sayılı kanununda şubeliğin özde tanımının Türk Ticaret Kanunundaki tanımına tezatlık teşkil etmesi gerekirken neden bu konuda Türk Ticaret Kanunun baz alındığı soruldu.
- 26/11/20214 tarihli 2014/19 sayılı Sayın Ahmet GENÇ tarafından yayınlanan sektör duyurusunda şubelik şekli 5684 sayılı Sigortacılık Kanuna uygun olarak tanımlanmış olduğu (franchise red edilmiştir) daha sonra bu duyurunun kaldırıldığı, bunun sebebin ne olduğu soruldu.
- Her ilin ilçenin şubelerle dolup taştığı, ortada olan üretim pastasının sigortacılık konusunda yetersizliği ayan beyan ortada olan kulübe gibi kurulmuş olan şubeler tarafından iskontolar yapıldığı, yetersiz teminatlı ucuz ürünler düzenlendiği ifade edildi. Bunun ekonomik olarak güçlenmenin yanında donanım olarak yukarıya çıkarılması gereken gerçek sigorta acentelerini mağdur ettiği vurgulandı. Bu sebeple taşıma kapasitesi uygulanması gerektiğinin altı çizildi.
- 16/12/2014 tarihli 2014/32 sayılı Sayın Ahmet GENÇ tarafından yayınlanan sektör duyurusunun “Değerlendirme Kriterleri” bölümünün “C” maddesinde “İl bazında acente taşıma kapasitesi (Müsteşarlıkça hesaplanacaktır. Acente sayısının kapasiteyi aştığı illerde şube açılmasına izin verilmeyecektir.)”
SONUÇ
Taşıma kapasitesinin Acente ve Şubeler tarafında bir oranlama ile yapılması düşüncesi hakim çıktı. Her İl’e bir broker şubesi kısıtlaması istendi.
Şube kurulumlarında her şubeye tek müdür olmak üzere, münhasır müdürlük ihdası zorunluluğu getirilmesi görüşünde birleşildi.
Ayrıca şubelerin bir yılı kapsayacak şekilde personel listelerini özel kanunla kurulmuş acenteliklerde olduğu gibi her yılın şubat ayında TOBB Sigortacılık Müdürlüğüne bildirmelerinin sağlanmasında mutabık kalındı.
Türkiye sigorta acenteleri meslek odaları ve birliğinin kurulma çalışması
- Türkiye’de bir kesim Sigorta Acentelerinin Meslek Odalarının ve Bağımsız olarak Acenteler Birliğinin kurulması adına başvuru dilekçesi toplama çalışması yaptığı bilgisi haziruna sunuldu.
- Tüsaf Başkan Yardımcısı Sn. İlbilge GENÇ bu konudan bilgi sahibi olamayan acentelere bilgi vermesi adına TÜGAP-Girişimci Acenteler Platformu Başkanı Abdülcelil ALKIŞ’a söz verilmesi gerektiğini beyan etti.
- Abdülcelil ALKIŞ kürsüye gelerek acentelere bu çalışma hakkında bilgi verdi. Alkış konuşmasında bu düşüncenin aslında yeni olmadığını, 5684 sayılı kanununun çıkışında eslında istenilenlerin gerçekleşmesi söz konusu iken ne olduysa sigorta acentelerinin birden TOBB çatısı altına alındığını, şimdi Gri ve Mellice Sigortalarının kapatılması sonrasında acenteler tarafında yaşanan sorunların giderilmesinde acentelerin kendilerini sahipsiz hissetmeleri neticesinde tekrar alevlendiğini ifade etti. Şu ana kadar bölgelerde toplanan başvuruların gün geçtikçe artmakta olduğunu, acentelerin bu meseleye ciddiyetle sarıldıklarını, olur yada olmaz ama acentelerin ilk defa bir ilke doğrultusunda bir araya gelmesinin, yek vücut olmasının ne kadar değerli olduğunun düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
- Odaların ve birliğin kurulması ile yaşanan sorunların aşılıp aşılamayacağı, şu anki yapının değişikliği ile acentelerin ne tür kazanımlara sahip olacağı kendisine soruldu.
- Sorunların aşılması konusunda var olan yapıda acentelerin memnun olup olmadıklarını acentelerin kendilerine sormaları gerektiğini ifade eden Abdülcelil ALKIŞ bu yapının acenteler için gereken destekleri zamanında ve etkin bir şekilde göstermemiş olması söz konusu o yüzden var olan sorunların çözülemediği, üzerine yenilerinin eklendiğine vurgu yaptı.
Kurulması istenen yapıda acentelerin ihtiyacı olacak olan finansmanın kendi organlarına yapacakları aidatlarla fazlasıyla sağlanacağını, bu açıdan kaynak sıkıntısı çekilmeyeceğini, acentelerin sorunların bertarafıyla alakalı daha güçlü bir şekilde mücadele edilmesinin söz konusu olacağını, çalışma komisyonları, kurullar, arge bölümleri, hukuk birimleri gibi akademisyen ve profesyonellerle desteklenmiş bir çok birimi bünyesinde bulunduracak canlı, aktif, enerjik, geleceğin sigortacılarını hazırlayan bir yapı hayal edildiğini ifade etti. Bu hareketin bir fırsat olduğunu ve kaçırılmaması gerektiğini vurguladı ve herkesi bu harekete davet etti.
Ayrıca bu hareketin daha güçlü ve sağlıklı olarak nihayete erdirilmesi adına Tüsaf gibi yıllarca biriktirilmiş deneyime ve kurumsal bir yapının desteğine ihtiyaç olduğu, bu çalışmanın Federasyonumuz çatısında yürütülmesi halinde çıkılan yolda başarının daha sağlıklı, güven verici ve kısa sürede sağlanacağı, yakın zamanda yapılacak seçimleri dikkate aldığımızda önümüzde kaçırılmaması gereken bir fırsatın varlığının değerlendirilmesine vurgu yaptı.
Sigorta acentelerinin yaşadığı problemlerin maddeler halinde tartışıldığı toplantıda çözüm önerileri de belirlendi.
Bildirgenin PDF hali için tıklayınız…